YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22137
KARAR NO : 2012/22011
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık hakkında tutulan 06.10.2006 tarihli yapı tatil zaptında “proje hilafı olarak normal katlarda yan ve arka bahçelerdeki açık çıkmaların kapalı çıkma olarak yapıldığı” belirtildiğinden uzman bilirkişi ile birlikte keşif yapılarak sözkonusu tadilatların neler olduğu ve TCK’nın 184/1. maddesi kapsamında bina niteliğinde bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması, bina niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, sanık tarafından 03.04.2008 tarihli duruşmada yapı tatil tutanağı düzenlendikten sonra tadilat projesini hazırlayıp ruhsata uygun hale getirdiğine ilişkin savunması da dikkate alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2)Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri olan “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunda, aynı maddenin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verildiği kanıtlanmadığından CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı 6.fıkrada gösterilen objektif ve sübjektif şartlar değerlendirilerek belirlenmelidir.
Yargılamaya konu somut olayda, sabıka kaydındaki ilamın silinme koşulları oluşmuş sanık hakkında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu görülerek takdiri indirim uygulanması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi karşısında, “adli sicil kaydı bulunduğu ve oluşan imar kirliliğinin devam ettiği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.