YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7695
KARAR NO : 2023/5872
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/271 E., 2022/637 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık müdafiinin yokluğunda verilen ve 03.10.2022 tarihinde tebliğ edilen kararda temyiz başvuru süresinin 15 … olarak belirtilmesi suretiyle sanık müdafiinin yanıltıldığı anlaşıldığından, 13.10.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I.Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İnceleme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın mala zarar verme suçundan yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1. maddesinde belirtilen cezanın üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca 25.09.2013 günlü ilk mahkûmiyet tarihinden 14.09.2022 olan karar tarihine kadar gerçekleşmiş olması nedeniyle zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından,
Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2017/271 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmekle hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II.Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik İnceleme
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Bozma kararı öncesi verilen hüküm yalnızca sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından temyiz edilmiş olduğundan lehe bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanık ve suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2017/271 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılması ve yerine “bozma kararından önceki, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun her birinin sebebiyet verdiği giderlerin ayrı ayrı, ortak giderlerin ise payları oranında tahsiline, bozma sonrası yargılama giderlerinin lehe bozma sebebiyle Hazine üzerinde bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.