YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7902
KARAR NO : 2023/6110
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2014/38 E., 2014/896 K.
SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER :Mahkûmiyet, eşya müsaderesi ve araç iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2014 tarihli ve 2014/38 Esas, 2014/896 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği neticeten 3 yıl 4 … hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz sebebi, araç hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiği sebebi ile sınırlıdır.
2.Sanığın temyiz sebebi, beraat verilmesi gerektiğine, kastı olmadığına ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın sürücülüğünü yaptığı anlaşılan kamyonetin kolluk görevlilerinin dur ikazına uymayarak kaçtığı ve sonrasında terk edilmiş halde bulunduğu, kaçak sigara kolilerinin dışarıdan bakıldığında görünür vaziyette bulunduğu ve sanığın kendi isteğiyle gelerek kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ettiği olayda 15.300 paket kaçak sigara ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında atılı suçu ikrar etmiştir.
3.Ele geçen kaçak sigaralara yönelik alınan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “normal değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.UYAP kayıtlarının incelenmesinde; 17.12.2013 tarihli aynı eylemle ilgili sanık hakkında Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/499 esas sayılı dosyasında derdest bir yargılama olduğu anlaşılmakla, bahse konu dosya getirtilerek incelenip ve deliller birlikte değerlendirilip davanın aynı eyleme ilişkin olarak mükerrer açılıp açılmadığının tespiti ile gerektiğinde birleştirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 17.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin 08.01.2014 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2021/7902 Esas sırasında kayıtlı olan Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/138 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 16.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.05.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ”yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları,7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
4.24.11.2015 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
5.Dava konusu kaçak eşyanın nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturması yine araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek; suçta kullanılan aracın malen sorumlu yerine vekaleten araç hakkında yetkili olduğu anlaşılan …’ın beyanına göre suç tarihinden önce Mustafa Kurt isimli şahsa 3 aylığına kiralandığının anlaşılması karşısında, aracı kiralayan Mustafa Kurt’un ve sanığın araç hakkındaki beyanlarının alınmadığı gözetilerek, Mustafa Kurt ve sanığın araç hakkında dinlenilmesinin ardından malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2014 tarihli ve 2014/38 Esas, 2014/896 Karar sayılı kararı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.