Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/2841 E. 2023/6116 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2841
KARAR NO : 2023/6116
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/110 E., 2021/447 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2012/166 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 54 üncü maddesi uyarınca kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi, hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun (7242 sayılı Kanun) ile kaçakçılık suçları için değer azlığı ve kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kurumlarının kabul edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2017/10653 Esas, 2020/10078 Karar sayılı ilâmı ile sanık lehine getirilen düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle mahkûmiyet kararının bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine verilen ve temyiz incelemesine konu Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/447 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 … 10 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanığın teşdiden cezalandırılması gerekirken alt sınırdan cezalandırılmasına ve katılan kurum lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.24.06.2012 tarihinde Başkale İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan kontrollerde sürücülüğünü …’ın yaptığı 65 NK 933 plakalı Mitsubishi araca dur ihtaratında bulunulduğu, aracın durmayarak kaçtığı, takip neticesinde aracın durdurulduğu, araçta ne olduğu sorulduğunda sanık …’ın çay olduğuna söylediği ve 91 çuval içerisinde 2600 kg çayın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Çaykur İşletmeleri Analiz Raporunda; ele geçirilen çayın düşük kalitede BOP tipi yabancı menşeili siyah çay olduğu bildirilmiştir.

3.Sanık savunmasında, suça konu çayların tesadüfen tanıştığı Haci isimli kişiye ait olduğunu, nakliyesi karşılığında para alacağını, çayların faturasının teslimat sırasında verileceğini beyan etmiştir.

4.Sanığın sonradan ibraz ettiği fatura tarihi ile olay tarihi, ele geçen eşya miktarı ile fatura edilen eşya miktarı birbiriyle örtüşmemektedir.

5.Sanık …’a soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtarında bulunulmamıştır. Bozma sonrası yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada sanığa gümrüklenmiş değerin iki katını ödediği takdirde cezasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmiş, sanık duruşmadaki beyanında gümrüklenmiş değerin iki katını maddi gücü olmadığı için ödeyemeyeceğini belirtmiştir.

6.Malen sorumlu …, nakil aracının kendi adına kayıtlı olduğunu, ancak kardeşi … ile yarı yarıya ortak olduklarını, çoğunlukla kardeşi tarafından işletildiğini, anahtarın kardeşinde kaldığını, şikâyetçi olmadığını beyan etmiştir.

7.Tutanak tanığı …, olay tarihinde kaçakçıların kullandığı by-pass tabir edilen yoldan 4 kamyonun seyir halinde olduğunu fark etmeleri üzerine araçları durdurmaya çalıştıklarını, ancak sadece bir aracı durdurabildiklerini, tutanak içeriğinin … olduğunu beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Olay tutanağı, sanığın savunması, tanık beyanı, malen sorumlu beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’ın sevk ve idaresindeki Mitsubishi araçta 91 çuval içerisinde 2500 kg kaçak çayın ele geçirildiği sabit olmakla, yurda kaçak olarak sokulan eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla taşıyan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, suç tarihi ve ele geçen eşya nazara alındığında suçun sübutunda, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) nolu bentte açıklanan nedenle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/110 Esas, 2021/447 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.