Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11679 E. 2023/5111 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11679
KARAR NO : 2023/5111
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/20 E., 2021/36 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında … ili … ilçe … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda … adına kayıtlı bulunan eski 66 parsel … 2.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 102 ada 46 parsel numarasıyla; tapuda Salih ve … adlarına kayıtlı bulunan eski 64 parsel … 4.950,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 102 ada 50 parsel numarasıyla belirlenerek ve iş bu taşınmazlara ilişkin olarak asliye hukuk mahkemesinde sınıra yönelik dava bulunduğundan söz edilerek yüzölçüm haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş; yargılama sırasında tutanak asıllarının kadastro müdürlüğüne iadesi üzerine 102 ada 46 parsel … taşınmazın yüzölçümü 1.912,85 metrekare olarak; 102 ada 50 parsel … taşınmazın yüzölçümü ise 5.509,30 metrekare olarak belirlendikten sonra önce askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığı gerekçesi ile taşınmazların uygulama kadastro tespitleri kesinleştirilmiş, bilahare ise taşınmazların uygulama kadastro tespitleri davalı hale getirilmiştir.
2…. Kadastro Müdürlüğü 10.08.2015 tarihli yazısı ile, çekişmeli eski 66 (yeni 102 ada 46) ve eski 44 (yeni 102 ada 50 parsel … taşınmazların … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1722 Esas … dava dosyasında davalı olduklarını belirterek 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 5 inci maddesi çerçevesinde tutanak asıllarını kadastro mahkemesine devretmiştir.
3.Birleşen dava dosyasında davacı …, davalı … ve …tarafından, çekişmeli 66 parsel … taşınmazın bir kısmına, fiilen kullanmak ve ev yapmak suretiyle müdahalede bulunulduğunu ileri sürerek davalıların taşınmaza müdahalelerinin menini ve evin tecavüzlü kısmının kal’ine karar verilmesini istemiştir.
4.Birleşen dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.03.2010 tarihli ve 2007/1369 Esas, 2010/397 Karar … kararı ile davanın kabulüne, 23.02.2009 havale tarihli bilirkişi raporunda A + B ile gösterilen 419,42 metrekare yüzölçümündeki kısma davalıların müdahalesinin men’ine ve tecavüzlü kısmın kal’ine karar verildikten sonra, iş bu karar davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 01.12.2010 tarihli ve 2010/11899 Esas, 2010/13219 Karar … ilamı ile taraf teşkiline yönelik olarak bozulmuş; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda … Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2010/1722 Esas, 2015/25 Karar … kararı ile davanın kabulüne, birleşen tapu iptali ve tescil davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, 11.03.2014 hakim havale tarihli fen bilirkişi raporu ve eki krokisinde A+B ile gösterilen toplam 418,38 metrekare yüzölçümündeki kısma davalıların müdahalesinin men’ine ve krokide B harfi ile gösterilen 5,36 metrekare kısımdaki … yapının kal’ine karar verilmiş, iş bu kararın davalı tarafça temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/8592 Esas, 2015/8855 Karar … kararı ile birleşen temliken tescil isteğine yönelik karar usulden bozulmuş, bozma ilamına uyulduktan sonra … Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2015/1099 Esas, 2016/557 Karar … kararı ile, elatmanın önlenmesine yönelik davanın, dava konusu edilen taşınmazlarla ilgili olarak yenileme kadastrosunun yapılmış olması, bu sebeple kadastro mahkemesinde devam eden dava bulunması ve eldeki davada sınır uyuşmazlığı bulunması sebepleriyle … Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiş ve iş bu kararın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2016/17410 Esas, 2017/5304 Karar … kararı ile elatmanın önlenmesine dair karara yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek bu davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine ve birleştirilen tapu iptali ve tescil davası yönünden ise hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine ise … Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2017/842 Esas, 2019/1376 Karar … kararı ile, elatmanın önlenmesine yönelik davanın, dava konusu edilen taşınmazlarla ilgili olarak yenileme kadastrosunun yapılmış olması, bu sebeple kadastro mahkemesinde devam eden dava bulunması ve eldeki davada sınır uyuşmazlığı bulunması sebepleriyle … Kadastro Mahkemesine devrine karar verilerek dava dosyası kadastro mahkemesine gönderilmiş ve anılan dava … Kadastro Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2021/5 Esas, 2021/33 Karar … kararı ile de eldeki dosya ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Birleşen dava dosyasında davalı … ve …, davacının babası tarafından 08.12.1989 tarihli senet ile taşınmaz içerisinde bulunan yoldan geçmeleri yönünde anlaşma söz konusu olduğunu, davacı yana ait taşınmaza müdahaleleri bulunmadığını, davacıya ait taşınmazın etrafı duvar ile çevrili olup, bu duvar yapılalı 18 yıl olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2015/20 Esas, 2021/36 Karar … kararı ile; “… 04.06.2018 ve 15.10.2018 tarihli celselerde alınan ara kararlar sonucu Kadastro Müdürlüğü’ne yazılan müzekkere ile davanın sınır ve yüz ölçümüne ilişkin olmadığından taşınmazlara ilişkin uygulama kadastro çalışmalarının olağan usule göre kesinleştirilmeleri sağlanmakla beraber, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1099 Esas, 2016/557 Karar … kararı ile verilen görevsizlik kararına ilişkin olarak Yargıtay (Kapatılan) 14 üncü Hukuk Dairesince 20.06.2017 tarihli ve 2016/17410 Esas, 2017/5304 Karar … ilamıyla temyiz isteğinin reddine karar verildiği gözetildiğinde, Yargıtayca davanın sınır ve yüz ölçümüne ilişkin olduğu kabul edilmiş olup, Özel Daire’nin bu yöndeki kararı bağlayıcı olduğundan olağan usulle kesinleştirme işleminin yok hükmünde kabul edildiği, işin esası yönünden ise tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapıldığı ve taşınmazların ara sınırının mahalli bilirkişiler tarafından gösterilen sınır olduğu…” gerekçesi ile davacı …’ın müdahalenin men’i talebiyle açtığı ve kadastro tespitine itiraza dönüşen davasının reddine, çekişmeli 102 ada 50 parsel … taşınmazın, fen bilirkişileri …ve … Özgün tarafından düzenlenen 11.03.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli kroki 2’de (A2) ve (A3) ibareleri ile gösterilen toplam 92,04 metrekare yüzölçümündeki kısımların 102 ada 46 parsel … taşınmazdan ifrazı ile oluşan 5.601,34 metrekare yüzölçümü ile, 102 ada 46 parsel … taşınmazın ise 1.820,81 m2 yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz başvuru dilekçesinde, uygulama kadastro tespitinde görev alan muhtarın birleşen dava dosyasında davalı yanın tanığı olduğunu ve beyanlarının yanlı olduğunu, keşif sırasında da itiraz etmelerine karşın bu kişinin beyanlarına itibar edildiğini, öte yandan keşif tarihinde davacı ve davacı yan tanıklarının yurt dışında olması nedeni ile ertelenmesi taleplerinin de dinlenmediğini, daha öncesinde iki kez keşif yapıldığını ve sınırların gösterildiğini, hükme esas alınan rapordaki sınırların davalı tarafın ve tanıklarının gösterdiği sınırlar olduğunu, öte yandan aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 … Kanun’un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının a bendine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve Kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince, yukarıda (III) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, mahalli bilirkişiler tarafından gösterilen sınır esas alınmak sureti ile karar verilmiştir. Ne var ki, tesis kadastro sınırı ile uygulama kadastro sınırı uyuşmamakta olup, hükme esas bilirkişi raporunda taşınmazların ara sınırında sınırlandırma hatası yapıldığı açıklandığına ve çekişmeli taşınmazların tutanak asıllarının kadastro müdürlüğüne iadesi üzerine belirlenen ve Ek-2 numaralı kroki üzerinde siyah renk ile gösterilen sınırın, tespit tarihinden öncesine isabet eden 1969 tarihli hava fotoğrafına göre, hava fotoğrafının çekiliş tarihindeki taşınmazların ara sınırı ile uyumlu olduğu belirtildiğine göre bu sınır esas alınmak sureti ile, bir diğer ifade ile hükme esas bilirkişi raporunda (A2) ve (A3) ile gösterilen kısımların davacı tarafa ait 102 ada 46 parsel … taşınmaz içerisinde bırakılmak sureti ile karar verilmesi gerekirken, soyut nitelikte beyanlara itibar edilmek sureti ile karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a iadesine,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,.11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.G.Ö / Karşılaştırıldı.