YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1442
KARAR NO : 2023/6148
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/315 E., 2022/505 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2014/1269 Esas, 2015/1307 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî
para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyaların müsaderesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/15324 Esas, 2021/16749 Karar sayılı kararı ile;
” … … firmasının yetkilisi tarafından … irtibat bürosu yetkilisi …’e verilen asıl vekaletnamenin içeriğinde “Bir süreci ya da başka bir süreci takip etme anlaşması vaka bazında mektup, faks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamanın bulunması karşısında, katılan … vekilinden; iş bu dava dosyasında şikayet hakkının kullanılması amacıyla marka sahibi firmanın yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, faks veya elektronik posta iletisinin tercüme edilmiş aslının veya onaylı örneklerinin bulunup bulunmadığı sorulup, varsa denetime imkan verecek şekilde dosyaya eklenmesinden sonra iade edilmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine” karar verilmiş, yapılan tebligata rağmen … firması vekili talep edilen belgeleri dosyaya ibraz edememiştir.
3.Dairemizin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/3085 Esas, 2022/7731 Karar sayılı ilâmı ile; “1-07.12.2021 tarihli tevdi kararına rağmen, … firması vekilinin şikâyet hakkı sahibi olduğunu gösteren belgeleri ibraz edememesi karşısında; marka hakkı sahibi … firmasının sanık hakkında şikâyet tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir şikâyetinin bulunmadığı gözetilerek, sadece geçerli vekaletname ve yetki belgesiyle şikayette bulunan katılan … Hilfiger Licensing LLC. firması vekilinin şikayetine dayalı olarak ilgili firma yönünden hüküm tesisi gerekirken sanık hakkında TCK’nun 43/2. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca hapisten çevrilen 6000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen arama ve el koyma kararında, karar tarihinden itibaren 5 gün içinde sanığın iş yerinde arama yapılmasına karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyaların delil olarak kullanılamayacağına ve Mahkemenin sanığı cezalandırma gerekçesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1…. Licensing LLC. ve … firmaları vekili, şikâyet dilekçesi ile vergi levhası sanık adına kayıtlı olan Morgan isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/2007 Değişik İş sayılı arama kararı doğrultusunda 13.11.2014 tarihinde yapılan aramada; raflarda ve askılıklarda satışa hazır vaziyette bulunan Chanel markalı 1 adet bluz ile; … markalı toplam 4 adet çanta ve triko ürüne el konulmuştur.
3.Dosyada mevcut 04.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, marka taklidi yapılmış ürünler olduklarına, şikâyetçi firmalar adına tescilli markaların iktibas yolu ile taklit edildiğine ve eylemin marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
4.Sanık savunmalarında; arama yapılmadan bir kaç gün önce pazarlamacıların suça konu ürünleri annesine bıraktığını, kendisinin bu ürünlerden haberdar olmadığını, raflara ve askılara kimin koyduğunu da bilmediğini beyan etmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2022/17513 sayılı Uzlaştırıcı Raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın sahibi olduğu iş yerinde suça konu ürünleri satışa sunduğu hususunun sabit olduğu, tekstil ve çanta ticareti işi ile iştigal eden sanığın, tescilli markaları taşıyan orijinal ürünleri nereden satın alması gerektiğini ve faturasız olarak veya orijinaline göre uygun fiyatlı satın aldığı ürünlerin taklit ürün olup olmadığını yaptığı iş gereği bilebilecek durumda olduğu gözetilerek; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.