Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3209 E. 2023/6372 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3209
KARAR NO : 2023/6372
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2371 E., 2023/16 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2021/444 Esas, 2022/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/2371 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.03.2023 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanık hakkında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesince düzenlenen raporun usulüne uygun olmadığına,
2. Sanık hakkında meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Sanık hakkında haksız tahrikden daha fazla indirim yapılması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün anne oğul oldukları ve aynı evde yaşadıkları, maktulün eşinin ölümü sonrası psikiyatrik sorunlar yaşadığı ve çeşitli ilaçlar kullandığı, ilaçları kullanmadığı zamanlarda tanıkların beyanlarına göre hırçınlaştığı ve saldırganlaştığı, sanığın borçları nedeniyle zaman zaman annesi maktulle tartıştığı, sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasına göre olay günü çıkan tartışmada maktulün sanığa hakarette bulunduğu, sanığın emekli bekçi babasından kalan tabacayı alarak ses çıkmaması için üzerine havlu sarıp banyoda ellerini yıkayan annesi maktulün kafa bölgesine iki el ateş ederek nitelikli kasten öldürdüğünün kabulü ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 01.09.2021 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur.

4. 21.06.2021 tarihli Polisçe düzenlenen olayyeri inceleme raporu dosyaya alınmıştır.

5. … Bölge Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenmiş sanıkta sol el iç ve dış svabında atış artığı olduğuna ilişkin rapor.

6. 20.07.2022 tarihli Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin rapor.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Meşru müdafaa yönünden
1. Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.

2. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.

3. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.

4. Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldırının yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir. Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; maktulün sanığın annesi olduğu ve olay tarihinde 62 yaşında olduğu ve bir kısım sağlık sorunlarının bulunduğu, suç tarihinde 39 yaşında olan sanığın fiziksel bir kusurunun dosyaya yansımadığı, sanığın eylemini üzerinde herhangi bir silah bulunmayan maktule karşı tabanca ile gerçekleştirdiği, olay sonrası aldırılan sanığın adli raporunda bir yaralanmaya rastlanmadığı, sanığa yönelmiş ve sanığın başka türlü bertaraf edebileceği bir saldırının belirlenemediği dikkate alındığında meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Haksız Tahrik yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasına göre sanık ile maktul annesi arasında geçimsizlikler bulunduğu, maktulün kızı Fatma’nın maktulün ilaçlarını almadığında hırçınlaştığını ve saldırganlaştığını söylediği, maktulün damadı …’ın da ifadesinde maktulün ilaçlarını almadığında oğlu sanıkla kavga ettiğini söylediği dikkate alındığında sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/2371 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.