Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/5780 E. 2023/6599 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5780
KARAR NO : 2023/6599
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/27 E., 2020/398 K.
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla), 19.11.2020 tarihli ve 2020/27 Esas, 2020/398 Karar sayılı kararları ile hükümlüler hakkında, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 31 … maddesini üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.060,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olmaları sebebiyle 19.11.2020 tarihinde kesinleştikleri belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1638 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57945 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57945 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre;
1) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinde yer alan ‘(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir.’ şeklindeki düzenlemeye rağmen, suça sürüklenen çocuklar hakkında anılan maddeye göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Kayden 16.05.2003 ve 13.01.2004 doğumlu olup, suçun işlendiği 24.07.2019 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 185/1. maddesi gereğince duruşmanın kapalı yapılarak hükmün de kapalı oturumda açıklanması gerektiği halde buna aykırı olarak açık yargılama yapılarak karar verilmesinde,
3) Suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuk mahkemesi sıfatıyla yargılama yapıldığı halde, 18 yaşını ikmal etmedikleri 17.09.2020 tarihli 2. oturuma iddia makamının katılması suretiyle 5395 sayılı Kanun’un 25/1. maddesine muhalefet edilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talebi Yönünden
1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun’un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan;
“(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.”
Şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Bununla birlikte kanun yararına bozma yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi ve başka bir yolla çözümünün mümkün olmaması gerekmektedir.

2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının (2) numaralı kanun yararına bozma talebine konu edilen hukuki sorun yönünden değerlendirilmesinde; Mahkemece yapılan yargılama sırasında hükümlülerin 18 yaşını bitirmedikleri gözetilmeksizin, 5271 sayılı Kanun’un 185 … maddesi açık hükmüne karşın duruşmaların kapalı yerine açık yapılması hukuka aykırı bulunmuş ise de inceleme tarihi itibarıyla hükümlülerin 18 yaşını doldurmuş olmaları nedeniyle bu hususun telafisinin mümkün olmadığı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. (1) ve (3) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talepleri Yönünden
1. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun (5395 sayılı Kanun) 25 … maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak 17.09.2020 tarihli oturuma Cumhuriyet savcısının katılması, Kanun’a aykırı olup (3) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

2. 5395 sayılı Kanun’un “Sosyal İnceleme” başlıklı 35 … maddesinde;
“(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur.
(2) Derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir.
(3) Mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir.”
Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 20 … maddesinin ilgili bölümlerinde;
“(1) Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılabilir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çocuğun, veli veya vasisi ya da müdafi veya bu kimselerin avukatları da mahkeme veya çocuk hâkimine müracaat ederek çocuk hakkında sosyal inceleme yapılmasını talep edebilirler.
(2) Fiili işlediği sırada on iki yaşını bitirmiş on beş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal inceleme yaptırılması zorunludur.
(3) Fiili işlediği sırada on iki yaşını bitirmiş on beş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını takdir yetkisi münhasıran mahkemeye aittir. Sosyal incelemeyi yapan bilirkişi, çocuğun içinde bulunduğu aile ortamı, sosyal çevre koşulları, gördüğü eğitim, fiziksel ve ruhsal gelişimi hakkında bir rapor düzenler. Hâkim, bu yaş grubuna giren çocuğun kusur yeteneğinin olup olmadığını takdir ederken, görevlendirdiği bilirkişinin hazırlamış bulunduğu raporda yer verilen gözlem, tespit ve değerlendirmeleri göz önünde bulundurur.”

Mezkûr Yönetmelik’in 21 … maddesinin ilgili bölümlerinde ise;
“…
(2) Raporda çocuğun işlediği fiille ilgili olarak hukukî anlam ve sonuçları kavrayabilme ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı hakkında sonuç değerlendirmesinde bulunulmaz.
(3) Sosyal inceleme raporu, suça sürüklenmiş çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur.”
Şeklinde düzenlenmeler gereği 15-18 yaş grubunda yer alan çocuklar için sosyal inceleme raporu alınmasının ceza yargılaması bakımından gerekli olup olmadığı yargılamayı yapan hâkim tarafından değerlendirilmelidir. 5395 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin üçüncü fıkrasında sosyal incelemenin yaptırılmaması hâlinde gerekçe gösterilmesi şart koşulmuştur.

3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda yer alan hükümlüler hakkında sosyal inceleme yaptırılmama gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu anlaşılmakla sosyal inceleme raporu alınmamasının gerekçesinin kararda gösterilmemesi, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. (1) ve (3) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talepleri Yönünden
1. Gerekçe bölümünde yer alan (B) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) ve (3) numaralı kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE,

2. Hükümlüler hakkında Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla), 19.11.2020 tarihli ve 2020/27 Esas, 2020/398 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.