Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10408 E. 2023/12674 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10408
KARAR NO : 2023/12674
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1148 E., 2022/1149 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/390 E., 2022/18 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde çalışan davacıların murisi …’in 28.05.2019 tarihinde trafik iş kazası sonucu öldüğünü belirterek, ölenin eşi …, oğlu … ve kızı … için kişi başına 40.000,00 TL olmak üzere manevi tazminatın ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kişi başına 500,00 TL olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini aldığını ve gerekli eğitimleri verdiğini, davacının geçirmiş olduğu kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, olayın işçinin trafik kurallarına uymayarak hız sınırını aşması sonucunda kendi dikkatsizliği ile meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporlarına göre, kazanın oluşumunda müteveffanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b ve 84/1-d maddelerinde yer alan kuralları ihlal ederek sevk idaresinde bulunan aracın hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, davacıların murisinin arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği; müteveffanın Esenler birimine bağlı olarak çalıştığı, şef olarak çalışan davacıların murisinin merkezle bağlantı kurabilecek yetkili olduğu, bu nedenle müteveffanın merkeze belirli aralıklarla gitmesi durumunun yapılan işin bir parçası olduğu; kazanın yaşanmasında kaçınılmazlık ilkesinin yer teşkil etmediği, davacıların murisinin %100 kusurlu olduğu, davalı işverenliğin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili, muris …’in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının iş kazası olduğunu, bu sebeple gerçekleşen olayın öncelikle iş hukuku kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, murisin özlük dosyasında trafiğe ilişkin hiç bir eğitim bulunmaması hususu dikkate alındığında hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik inceleme yapıldığından verilen karar hukuka aykırı olduğunu, araç kullanarak evrak taşıma işinin muris …’in görev tanımı içerisinde olmadığını, 63 LF 086 plakalı tanker sürücüsü dava dışı Abdulrahim Tozan’ın kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “tamamen kusursuz” olduğunu tespit eden bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, kazaya ilişkin durum ve koşullar değerlendirilmeden hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmayacağını, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından düzenlenen, önlem almak sureti ile önüne geçilebilecek olaylarda kaçınılmazlıktan söz edilemeyeceği, tedbirlerin varlığı ve bunların uygulanabilirliği dikkate alındığında iş kazasının meydana gelişi ile ilgili kazalı ve işveren açısından “kaçınılmazlık” ilkesinin uygulanamayacağının, davalı İston … Beton Elemanları ve Hazır Beton Fabrikaları San. ve Tic. A.Ş.’nin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığının, kazalı …’in kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun belirlendiği kusur raporunun gerekçeli, açıklayıcı, olaya ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan raporun ve mahkemece belirlenen kusur oranının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, olayın iş kazası olduğunu, bu sebeple iş hukuku kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, olay, şantiye veya fabrika alanında gerçekleşmediğinden iş güvenliği eğitimi verildiğine dair tespitlerin hatalı olduğunu, araç kullanarak evrak taşıma işinin ölenin görev tanımı kapsamında olmadığını, sulama aracının yolu ıslatması nedeniyle yolun kaygan hale geldiğini, tanker sürücüsü dava dışı Abdülrahim Tozan’ın kazaya etkisi olmadığına dair tespitin hatalı olduğunu, işçinin gün içindeki yorgunluğu, mesai saati içinde verilen talimatı yerine getirme çabası gibi hususların değerlendirilmediğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50, 51, 52, 54, 55, 417 ve 420 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13 ve 16 ncı maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun’un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.