Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14819 E. 2023/6298 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14819
KARAR NO : 2023/6298
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/365 E., 2021/546 K.
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık … hakkında maktul …’a karşı olası kastla nitelikli öldürme suçu yönünden; bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafii tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafiine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/13 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında maktul …’a karşı kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi delaletiyle aynı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2019/4210 Esas, 2021/10694 Karar sayılı ilâmı ile;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık ile gayrıresmî birlikte yaşayan mağdur … arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın sopa ile mağdurun sırtına 3-4 kez vurduğu sırada, kontrolsüz biçimde savurduğu sopa darbelerinden birinin mağdurun kucağında bulunan 8 aylık oğlu maktul …’a isabet ederek yaralanabileceğini bilmesine rağmen hareketine devam ederek şiddetli bir şekilde savurduğu sopanın başına isabet etmesi sonucu yaralanan maktul …’un kaldırıldığı hastanede olayın ertesi günü aldığı bu darbeye bağlı olarak hayatını kaybettiği olayda, sanığın henüz 8 aylık olan bebeğe elindeki sopanın isabet etmesi halinde ölebileceğini öngörmesine rağmen devam ederek gerçekleştirdiği eyleminin çocuğa karşı olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini,
b) Sanık hakkında maktul …’a karşı eylemi nedeniyle kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince (1/6) oranında takdîri indirim uygulandığı halde, sanık hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, sanığın suçun işlenmesindeki kişilik özellikleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2021/365 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında maktul …’a karşı olası kastla nitelikli öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak; 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle infazın 10 yıl 10 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile gayrıresmî birlikte yaşayan mağdur … arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın sopa ile mağdurun sırtına 3-4 kez vurduğu sırada, kontrolsüz biçimde savurduğu sopa darbelerinden birinin mağdurun kucağında bulunan 8 aylık oğlu maktul …’a isabet ederek yaralanabileceğini bilmesine rağmen hareketine devam ederek şiddetli bir şekilde savurduğu sopanın başına isabet etmesi sonucu yaralanan maktul …’un kaldırıldığı hastanede olayın ertesi günü aldığı bu darbeye bağlı olarak hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, mağdur ve tanık anlatımları, olay yeri inceleme tutanağı, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Maktul …’un kesin ölüm sebebine ilişkin olarak düzenlenen otopsi raporuna göre; “Kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı gelişen kafatası kemikleriyle birlikte olan beyin kanaması ve harabiyeti sonucu meydana geldiği” tespit edilmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, bozma gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın, suç tarihinde 8 aylık bebek olan oğlunu öldürdüğü olayda, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 82 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile birlikte (d) bendinin de uygulama maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma koşulları oluşmayıp mezkûr ilâma uyma kararı veren Mahkemece yazılı şekilde olası kastla nitelikli öldürme suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdîri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdîrinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulanmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde ve sair yönlerden eleştiri nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçu yönünden;
Dairemizin 16.06.2021 tarihli ve 2019/4210 Esas, 2021/10694 Karar sayılı ilamı ile sanık … hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün de takdîri indirim hükümlerinin uygulanmasına ilişkin çelişki yönünden bozulmasına karar verildiği ancak; bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda bu suç yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.12.2015 tarihli ve 2015/1-640 Esas, 2015/496 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hüküm kurulmasının unutulması durumunda, ortada temyize konu olabilecek bir hüküm bulunmadığından, bu eksikliğin bozmaya konu edilmesi mümkün olmayıp bu hususta mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

B. Sanık … hakkında maktul …’a karşı olası kastla nitelikli öldürme suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2021/365 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.