Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/4428 E. 2023/6200 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4428
KARAR NO : 2023/6200
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/827 E., 2016/471 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : 1.Sanık …’ün beraati,
2.Sanık …’ın mahkûmiyeti, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında verilen kararlara ilişkin olarak; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2014/827 Esas, 2016/471 Karar sayılı kararı ile sanık …’ün beraatine, sanık …’ın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2
yıl 6 … hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

2.Yukarıda bahsi geçen kararın, katılan … İdaresi vekili ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.04.2021 tarihli ve 7-2016/401875 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; her iki sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelindiği anlaşılmış olup, sanık … hakkında verilen beraat kararının yerinde olmadığına, sanığın mahkumiyeti gerektiğine, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve her iki sanık hakkında da re’sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ve re’sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Gürcistan’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere … Gümrük Kapısı’na gelen sanık …’ın sevk ve idaresindeki tırda, onay işlemlerini müteakip “aracında kaçak ya da yasak eşya yoktur” nevinden beyanı sonrası şüphe üzerine X-Ray taramasında şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta yapılan aramada, çekici kısmında şoför ile yolcu koltuğu arasında görünür vaziyette kutular içinde 346 adet güneş gözlüğü ile aracın deposunda muafiyet kapsamı dışında kalan 210 lt akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık …’ın aşamalardaki savunmasında; olay günü kullandığı araç ile … Gümrük Kapısı’ndan giriş yaparken aracın durdurulduğunu, yapılan aramada araçta 346 adet gözlük ve aracın deposunda muafiyet kapsamı dışında kalan 210 litre akaryakıt ele geçildiğini, gözlükleri …’ e gönderilmek üzere Gürcistan’dan getirdiğini, akaryakıtı ise aracında kullanmak üzere Gürcistan’dan aldığını, suçlamayı bu şekilde kabul ettiğini, suç işleme kastı bulunmadığını, olaydan dolayı pişman olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Sanık …’ün aşamalardaki savunmasında; diğer sanık …’ı tanımadığını, sanık …’in savunmasında belirtmiş olduğu gözlükler ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, nakil aracı hakkında da herhangi bir bilgiye sahip olmadığını, kendisinin 2014 yılı ramazan ayında Batum’a 13 günlüğüne tatile gittiğini, orada Maradan isimli Azeri bir şahsın kendisine, Gemlik’te oyuncak veya gözlük getirse satıp satamayacağını sorduğunu, kendisinin ise alaka göstermediğini, isminin o şekilde kullanılmış olabileceğini, Maradan isimli şahsın adresini ve kimlik bilgilerini bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.

3.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının kayden maliki olan … mahkeme huzurunda dinlenmiş, beyanında aracın kendisine ait olduğunu, sanık …’in, kendisine ait araçta şoför olarak çalıştığını, kaçak eşya getirilmesi ile hiç bir ilgisinin olmadığını, olaydan sonra sanığın işine son verdiğini, şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini ve aracın üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasını istediğini belirttiği görülmüştür.

4.Dosyada mevcut bilirkişi raporunda, nakil aracında gizli bölme bulunmadığının, eşyanın hacmen ve ağırlık olarak aracın taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü oluşturmadığının, aracın olay tarihindeki yaklaşık piyasa değerinin 186.237,00 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

5.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 62.175,71 TL olarak belirlendiği görülmüş olup, bu değerin suç tarihi itibariyle Dairemiz kabulüne göre normal olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Nakil Aracı Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Olay ve Olgular başlığı altında değinilen hususlar karşısında; yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı olup dosyada mevcut bilirkişi raporunda ele geçirilen kaçak eşya miktarının ağırlık ve hacim bakımından nakil aracının taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü teşkil etmediğinin belirtilmesi, malen sorumlunun … niyetli olduğunun aksine bir delil de bulunmaması karşısında, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesindeki ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla katılan … İdaresi vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B.Sanık … Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Sanık hakkında diğer sanık …’ın beyanları dışında, mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması, sanığın aşamalardaki savunmasında suçlamayı kabul etmemesi, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamından, sanık …’ün beraatine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

C.Sanık … Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir” şeklindeki düzenlenmenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607
sayılı Kanuna eklenen geçici 12 nci maddenin ikiinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanmasında zorunluluk bulunması,

2.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A.Nakil Aracı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının iadesine yönelik kararda, katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden kararın, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2014/827 Esas, 2016/471 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C.Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2014/827 Esas, 2016/471 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.