Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/1348 E. 2023/6209 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1348
KARAR NO : 2023/6209
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/792 E., 2020/389 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2012/3239 Esas, 2014/726 Karar sayılı kararı ile sanığın 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 1 yıl 8 … hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2017/4303 Esas, 2020/5790 Karar sayılı kararı ile “Eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait olduğu ve 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulması ile yetinilmesi gerekirken 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan da hüküm kurularak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/792 Esas, 2020/389 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 10 … hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın hükmü temyiz sebebi göstermeksizin temyiz ettiği anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kolluk görevlilerince icra edilen yol kontrolü sırasında durdurulan, sanığın yolcusu bulunduğu ticari taksinin bagajında sanığa ait 100 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmasında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 100 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve sanığın kaçak sigaraları satmak amacıyla aldığını beyan etmesine göre sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesi,

3. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece Dairemizin 12.05.2020 tarihli bozma ilâmı sonrası etkin pişmanlık kapsamında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa tebligat yoluyla “1/3” oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılmak suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

4. Sanık hakkında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545 ve 7242 sayılı Kanun’larla değişik 5607 sayılı Kanun hükümlerine göre uygulama yapılmış olsa da sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekâlet ücretine hükmolunması, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/792 Esas, 2020/389 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.