YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2652
KARAR NO : 2023/6078
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1122 E., 2022/419 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2019/63 Esas, 2019/491 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2020/1122 Esas, 2022/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Eylemin sarkıntılık boyutunu aştığına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesinin nitelendirmesinin doğru olduğuna, eylemin sarkıntılık boyutunu aştığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “İddia, savunma, katılan ve tanık beyanları, 09/12/2016 tarihli görüntü inceleme ve çözümleme tutanağı, 06/03/2019 tarihli Bilirkişi … … … tarafından tanzim edilmiş bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihi (12/09/2016) itibariyle 15 yaşını ikmal eden katılan mağdur …’nin minibüs ile … ilçesinden … Mahallesi … Caddesine gittiği sırada sanık …’nın da aynı minibüste bulunduğu, mağdurun arkasında oturan sanık …’in mağdura yönelik babasının arkadaşı ve hemşehrileri olduğundan bahisle kendisini tanıdığını söyleyerek yanına çağırdığı, bu konuşmayı Kürtçe yapması hasebiyle mağdurun da bu durumu olası görerek sanığın yanına oturduğu, akabinde sanığın kolunu yanındaki koltuğa oturan mağdurun boynuna dolayarak yanağından öptüğü, bu durumdan rahatsız olan mağdurun sanığın elini ittirerek çekilmesini sağladığı, bu sırada minibüsün mağdurun ineceği adres olan … Mahallesi … Caddesine varmasıyla mağdurun minibüsten indiği, müteakiben sanığın da mağdurun peşinden minibüsten inerek mağduru takip etmeye başladığı, arkasından hızla gelerek mağduru yakalayan sanığın, mağdura; ”ben seni eve götüreyim” diyerek kolundan tuttuğu, mağduru virane bir yere sokmaya çalıştığı ancak mağdurun buna müsaade etmemesi üzerine mağdurun dudağından ve yanağından öperek göğsünü sıktığı, sanığın yoğunlaşan temasları karşısında mağdurun bağırarak kaçmaya başladığı ve evlerine gelerek olayın sıcağı sıcağına derhal durumu babasına anlattığı, babasıyla birlikte araçla çıkarak olayın gerçekleştiği … köy yoluna doğru gittiklerinde sanığı boş bir arazide yürürken yakalayarak müdahale ettikleri ve kolluk kuvvetlerine haber vererek sanıktan şikayetçi oldukları, sanığın babasının arkadaşı olduğu ve kendisini tanıdığından bahisle hile kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin kül halinde suç tarihinde 15 yaşını ikmal eden mağdura karşı sarkıntılık boyutunu aşan basit cinsel istismar suçu kapsamında kaldığı ve olayın yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleştiği yönünde Mahkememiz heyetinde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.
Her ne kadar sanık …, soruşturma aşamasında poliste müdafii bulunmaksızın alınmasına karşın Mahkememiz huzurunda doğruladığı ifadesinde; minibüste yanına oturan mağdura nereli olduğunu sorduğu, mağdurun kendisine Ağrı’lı olduğunu söylemesi üzerine kendisinin de mağdura aynı yaşlarda kızlarının bulunduğunu söylediği, sadece eliyle mağdurun omzuna dokunarak Allah seni ailene, babana bağışlasın dediği, mağdurun … köyü yol ayrımında araçtan inmesinin akabinde kendisinin de minibüsten indiği zira alkol aldığı için tuvalet ihtiyacının hasıl olduğunu savunmuşsa da görevsizlik kararı verilmeden önceki İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinde yakalama üzerine alınan ve Mahkememiz huzurunda doğruladığı savunmasında; minibüsten hava sıcak olduğu için indiğini beyan ettiği, bu anlamda sanığın aşamalardaki savunmaları arasında çelişki oluştuğu ve mağdurun indiği durakta inerek neden takip ettiği hususunda hayatın olağan akışına uygun bir açıklama yapamadığı ayrıca sanığın nüfus kaydı incelendiğinde de; mağdura senin yaşında çocuklarım var demesini anlamlı kılacak şekilde çocuğunun bulunmadığı, keza katılan mağdurun; yaşı, cinsiyeti ve sosyal konumu itibariyle sanığa kendi namusu üzerinden suç isnadında bulunmasını gerektirecek bir husumetin dosya kapsamına yansımadığı, katılanın olayı özü itibariyle aşamalarda istikrarlı ve tutarlı bir şekilde aktardığı, tanık minibüs şoförü …’nun; kalabalık minibüs içerisinde sanık ile mağdur arasında herhangi bir hadisenin gerçekleşip gerçeklemediği hususunu görmemesinin hayatın olağan akışına uyumlu olmakla beraber … … kavşağında mağdurla beraber sanığın da indiğine ilişkin beyanının dosya kapsamında mündemiç görüntü izleme tutanağı ve Mahkememizce kabul edilen oluşla örtüştüğü gibi mağdurun aşamalardaki anlatımını doğruladığı, keza mağdurun sanığın eyleminin hemen akabinde bağırarak uzaklaştığı ve katılan suçtan zarar gören babası …’ye sıcağı sıcağına yaşadıklarını anlattığı, mağdur ve babasının olay yerine gittiklerinde sanığı olay yerine yakın boş bir arazide görerek müdahale ettikleri ve polis ekiplerine haber verdikleri nazara alındığında Mahkememizce kabul edilen oluşla uyumlu mağdur ve tanık beyanlarına itibar edilerek sanığın, mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanı ve Mahkememizce kabul edilen oluşla çelişen suçtan kurtulma amacına matuf savunmalarına itibar edilmeyerek, sanığın cinsel saik ile mağdura karşı yukarıda izah olunan eylemini gerçekleştirdiği hususunda Mahkememiz heyetinde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.
Bu itibarla; sanığın, babasının arkadaşı ve hemşehrileri olduğundan bahisle tanıdığını söyleyerek yanına çağırdığı mağduru hile yaparak yanındaki koltuğa oturttuğu, kolunu mağdurun boynuna dolayarak yanağından öptüğü, bu durumdan rahatsız olan mağdurun sanığın elini ittirerek çekilmesini sağladığı, bu sırada mağdurun minibüsten indiği, müteakiben sanığın da minibüsten inerek mağduru takip etmeye başladığı ve arkasından hızla gelerek yakaladığı ”ben seni eve götüreyim” diyerek kolundan tuttuğu, mağduru virane bir yere sokmaya çalıştığı ancak mağdurun buna müsaade etmemesi üzerine mağdurun dudağından ve yanağından öperek göğsünü sıktığı ve sanığın yoğunlaşan temasları karşısında mağdurun bağırarak kaçması şeklinde gerçekleşen eylemin şekli ve yoğunluğu itibariyle tamamlandığı anlaşılmakla; sanık …’nın, hile kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin kül halinde suç tarihinde 15 yaşını ikmal eden mağdura karşı sarkıntılık boyutunu aşan basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu, sanığın suç tarihi itibariyle (12/09/2016) eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nun 103/1-b maddesi delaletiyle TCK’nun 103/1-1.cümlesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı ve fakat kabul edilen eylemin sarkıntılık boyutunu aşmayan cinsel tatmine yönelik eylemler olduğu kabul edilerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2020/1122 Esas, 2022/419 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.