YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8076
KARAR NO : 2023/6282
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/132 E., 2022/24 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Zamanaşımından düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1.Sanığın, dosya kapsamına göre eylemlerinin bir kısmını, daha önce mudilerden repo ya da fon alımı için aldığı imzalı boş fişleri kullanarak hesaptan para çekmek şeklinde gerçekleştirdiği, bu haliyle nitelikli banka zimmeti suçuna konu olduğu anlaşılan eylemlerinin suç tarihi itibariyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun (4389 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (2) nci cümlesi
kapsamında olacağı, bu madde kapsamında belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre suç tarihinde yürürlükte olan ve aleyhe düzenleme içermeyen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) nci bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ise 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Bu haliyle suç tarihi itibarıyla hüküm tarihinde 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu yönündeki Mahkeme kabulü hatalı ise de 765 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanık hakkında verilen 16.11.2006 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, bu nedenle hükmün sonucu itibarıyla … olduğu anlaşılmıştır.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2013/132 Esas, 2022/24 Karar sayılı kararına yönelik katılan banka vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasında yer alan “…765 Sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2 maddelerinde düzenlenen olağanüstü zaman aşımı süresinin suç tarihi olan 2001 yılından bugüne kadar geçmiş olduğu” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) nci bendi ile 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca öngörülen 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 16.11.2006 tarihli mahkumiyet kararından hüküm tarihine kadar geçmiş olduğu” ibaresinin hükme eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.