Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/29825 E. 2013/20762 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/29825
KARAR NO : 2013/20762
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, yaralama, tehdit
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı, beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A-Katılan sanıklar hakkında birbirlerine yönelik hakaret suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümler ile sanık …’ın katılan …’ı tehdit eyleminden kurulan beraat hükmünün temyizinde,
Tehdit eylemine, yükletilen suça ve hakaretin karşılıklı olması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına yönelik, katılan sanıklar … ve … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında katılanlar … ve …’ı yaralama, sanık … hakkında ise katılan … Beyaz’ı yaralama eylemlerinden kurulan hükümlerin temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-CMK’nın 223/4-d madde ve fıkrasında yer alan “fiilin haksızlık içeriğinin azlığı” nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebilmesi için, eylemin suç olarak düzenlendiği Kanun normunda bu konuda açık bir hükmün bulunması, suç ve cezanın kanuniliği ilkesinin sonucu olarak zorunludur. Başka bir anlatımla fiilin haksızlık içeriğinin azlığı, her suç için uygulanabilecek genel bir hüküm niteliğinde olmayıp, sadece kanunda öngörülen hallerde uygulama imkanı bulunan bir hükümdür.
Somut olayda, katılan …’ın olay günü alt katta oturan oğlu sanık …’ın suyunu kesmesi nedeni ile baba-oğul arasında tartışmanın meydana geldiği, tartışmaya üvey anne katılan … Beyaz ve gelin sanık …’ın da katılması ile tarafların birbirlerine yönelik darp eylemlerinin, yaralama suçlarını oluşturduğu, bu suç bakımından “fiilin haksızlık içeriğinin azlığına” dayalı ceza verilmekten vazgeçilmesine dair kanuni bir hüküm bulunmadığı, ancak sanıkları suç işlemeye sevk eden fiilin, TCK’nın 29. maddesinde yer alan genel hüküm niteliğindeki haksız tahrik ya da aynı Kanunun 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma düzenlemesinin uygulamasını gerektirir bir haksız eylem niteliğinde değerlendirilebileceği gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçe ile yaralama suçlarında uygulama imkanı bulunmayan CMK’nın 223/4-d madde ve fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- Kabule göre ise,
a)Katılanlar … ve … vekilinin yargılama aşamasında sunmuş olduğu dilekçede olaya ilişkin görgüye dayalı bilgileri olduğu belirtilen …, … ve … tanık sıfatıyla dinlenilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b)Eskişehir Devlet Hastanesi’nden alınan 21/05/2007 tarihli raporda katılan …’ın burnunun sağ tarafında 1 cm kesi olduğunun ve mahkemece 22/11/2007 tarihli oturumda bahse konu kesinin alt tarafında beyazlaşmanın tespit edilmesi karşısında, katılanın yaralanmasının yüzde sabit eser bırakıp bırakmadığı hususunda rapor alınmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar … ve … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.