YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/21658
KARAR NO : 2023/5610
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1676 E., 2023/353 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2015 tarihli ve 2015/848 Esas No’lu iddianamesi ile sanık hakkında, abone olmadığı hâlde ana branşmandan iş yeri dahili tesisatına bağlantı yapmak suretiyle … su kullanması şeklindeki eylemi nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/966 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 62 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/966 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2021/16236 Esas, 2022/12901 Karar sayılı kararı ile, … kullanım bedelinin bilirkişi tarafından vergili ve cezasız şekilde hesaplanması, hesaplanan kullanım bedeline ilişkin sanığa bildirim yapılması ve sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 168/5. maddesi gereği sanık hakkında düşme kararı verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/1676 Esas, 2023/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan açılan davanın 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; mahkemece tespit edilen zarar miktarı ile idarece tespit edilen miktarın farklılık arz ettiğine, İZSU Tarifeler Yönetmeliğinin 27. maddesindeki düzenlemelere göre … su borcunun tahakkuk ettirildiğine, idarece hesaplanan 2.275,50 TL’lik … su ana borcunun tamamının hâlen ödenmediğine, yerel mahkemenin kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda … su kullanımına ilişkin yapılan hesaplamanın müvekkili idarenin tarifeler yönetmeliğine uygun olmadığına ve re’sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın iş yerine herhangi bir su aboneliği yaptırmaksızın ana su branşmanından iş yeri dahili tesisatına borularla bağlantı yapmak suretiyle elde ettiği suyu iş yerinde kullandığı ve bu suretle karşılıksız yararlanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada verilen 21.04.2016 tarihli kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ilâmıyla bozulmasına karar verildiği, bozma ilâmı esas alınarak sanığa soruşturma aşamasında … zarar tespit edilerek 5237 sayılı Kanun’un 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi hâlinde zararı gidermesi için makul bir süre verilmesi gerekirken bu yönde bir işlem yapılmadığı tespit edilerek, sanığın kovuşturma aşamasında yapılan bildirim üzerine tüm zararı giderdiği belirlenerek, kovuşturma şartı niteliğindeki ihtar yapılmadığı ve bu hususun sanık aleyhine değerlendirilemeyeceği nazara alınarak Yerel Mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmiştir.
Sanık üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiştir. 09.10.2014 tarihli İZSU Genel Müdürlüğü tarafından tutulan tutanak ve ekli olay yeri fotoğrafları, 25.03.2016 tarihli Bilirkişi Raporu, 29.11.2022 tarihli Bilirkişi Raporu ve 23.01.2023 tarihli makbuz dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli bozma ilâmına uygun şekilde tanzim edilen 29.11.2022 tarihli Bilirkişi Raporu ile katılan idarenin vergiler dahil cezasız toplam zararının 1.500,75 TL olduğu, bu aşamaya kadar 5237 sayılı Kanun’un 168/5. maddesi uyarınca sanığa etkin pişmanlıktan yararlanma olanağının tanınmadığı, mahkemece yapılan bildirim üzerine sanığın 23.01.2023 tarihinde katılan idarenin zararını ödediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/1676 Esas, 2023/353 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, soruşturma aşamasında sanığa usûlüne uygun bildirimde bulunulmaması ve kovuşturma aşamasında yapılan ihtar sonrası sanığın katılan idarenin zararını ödemesi karşısında, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 168/5. ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi ile birlikte karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne bildirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/1676 Esas, 2023/353 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükme “karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne yerel mahkemesince gönderilmesine” fıkrasının eklenmesine karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.