YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3211
KARAR NO : 2023/7342
KARAR TARİHİ : 29.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3369 E., 2022/3494 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2020/203 Esas, 2022/301 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında şikayetçilere yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi yollamasıyla 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddelerinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 kez 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba,
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetçilere yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 Kanun’un 37 nci maddesi yollamasıyla 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 kez 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/3369 Esas, 2022/3494 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, meşru savunmaya, haksız tahrike, suç vasfına, ceza miktarına, takdiri indirime, zincirleme suç hükümlerinin tatbikine eksik incelemeye,
2. Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebepleri, suça sürüklenen çocuğun suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç kastı bulunmadığına, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşıldığına, iştirak iradesi bulunmadığı, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, suç vasfına, eksik incelemeye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde şikayetçilerin ….., ilçesi …….. mevkiinde yer alan gece kulübüne eğlenmek amacıyla gittikleri, eğlence yerine girmeden önce şikayetçi …’in daha önceden aralarında kovuşturma dosyası bulunan sanık … ve yanındaki suça sürüklenen çocuk ile selamlaştıkları, şikayetçilerin mekan içerisinde bir süre eğlendikten sonra dışarı çıktıkları sırada sanık …’in daha önceki olay nedeniyle şikayetçi …’e şikayetini neden geri almadığını sorduğu, aralarında çıkan tartışma sonrası sanık …’in cebinden çıkardığı bıçağı şikayetçi …’in karnına sapladığı, sanığın tekrar bıçağı şikayetçiye saplamaya çalıştığı sırada şikayetçinin bıçağı tutması ile bıçağın kırıldığı, sanığın suça sürüklenen çocuktan bir bıçak istediği, suça sürüklenen çocuğun yanında bulunan bıçağı sanığa vermesi üzerine sanığın bıçağı …’e savurarak kolundan, omzundan ve sırtından bıçakla yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı, şikayetçilerin olay yerinden kaçmaya başladıkları, sanık ile suça sürüklenen çocuğun şikayetçileri kovaladıkları, şikayetçi …’in bir süre kaçtıktan sonra yığılıp yerde kaldığı, şikayetçi…’in ise koşarken yere düştüğü, sanık ile suça sürüklenen çocuğun şikayetçi…’e yetiştikleri ve sanık …’in şikayetçi…’i de bıçakla yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun olayın başından itibaren sanığın yanında yer aldığı, şikayetçi …’e yönelik ilk bıçak darbesinden sonra bıçağın kırılması ile sanığa yeni bir bıçak verdiği, sanık ile birlikte şikayetçileri kovaladıkları, şikayetçi…’in düşmesi üzerine şikayetçiyi yaraladıkları dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun sanık ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu ve iştirak halinde hareket ettiği anlaşılmıştır.
Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydının bulunması, dosyaya yansıyan olumsuz sosyal ilişkileri, fiilden sonraki tutum ve davranışları ile suç işleme eğilimleri nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan takdirî indirim hükmünün uygulanmamasına karar verilmiştir.
2. Sanık ve suça sürüklenen çocuk savunmaları, şikayetçi ve tanıkların beyanları, şikayetçilere ait 15.10.2019 tarihli geçici adlî muayene raporları, darp, cebir izi bulunmadığına dair sanığa ve suça sürüklenen çocuğa ait adlî muayene raporları, olay yeri görgü tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve krokileri, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporu, kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar ile nüfus, adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
3. Şikayetçi…’in yaralanmasına ilişkin … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 01.02.2022 tarihli raporunda, göğüse nafiz yaralanmanın kendi başına şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kafatasındaki kesinin ve alın sağdaki abrazyonun, kendi başına veya birlikte şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu bildirilmiştir.
4. Şikayetçi …’in yaralanmasına ilişkin … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 24.02.2021 tarihli raporunda, her iki akciğerde kontüzyona sekonder gelişmiş olabilecek buzlu cam dansitelerinin şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, batın ön duvar sol alt kadranda karına nafiz düzgün kenarlı yaranın, şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, sol omuzda, sağ dirsekte, sırtta iki skapula arasında yaklaşık ikişer cm’lik cilt, cilt-altına uzanan düzgün kenarlı açık yaraların her birinin ayrı ayrı şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ve müdafiinin, suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, meşru savunmaya, haksız tahrike, suç vasfına, takdiri indirime, zincirleme suç hükümlerine, eksik incelemeye, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebepleri, suça sürüklenen çocuğun suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç kastı bulunmadığına, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşıldığına, iştirak iradesi bulunmadığına, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, suç vasfına, eksik incelemeye yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, bozma nedeni dışında eksik inceleme bulunmadığı, suçta kullanılan araç, darbe yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, şikayetçilerde meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun eylem sırasında sergilediği tutum ve davranışlar alındığında suç vasıflarının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun mevcut delillere uygun olmayan savunmaları ile haklarında düzenlenen doktor raporlarında darp cebir izine rastlanmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçilerden sanığa ve suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı bu nedenle haksız tahrik ve meşru savunma şartlarının oluşmadığı, sanık hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Ceza miktarı ve ceza sorumluluğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1. Sanığın ve suça sürüklenen çocuğun iştirak halinde bıçakla şikayetçileri yaraladıkları olayda, şikayetçi…’in göğse nafiz yaralanmasının yaşamı tehlikeye soktuğu, kafatasındaki kesinin ve alnındaki abrazyonun basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, müşteki …’in ise, her iki akciğerde kontüzyona sekonder gelişmiş olabilecek buzlu cam dansitelerinin, batın ön duvarı sol alt kadrandaki karına nafiz yaralanmanın yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte olduğu, sol omuzda, sağ dirsekte ve sırtta iki skapula arasındaki yaralanmaların basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun bildirilmesi karşısında, 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre sanık ve suça sürüklenen çocuğun şikayetçi…’e yönelik eylemlerinde alt ve üst sınır arasında makul bir cezaya, şikayetçi …’e yönelik eylemlerinde ise makulün bir miktar üzerinde bir cezaya hükmedilmesi yerine yazılı şekilde ayrı ayrı iki kez 14 yıl hapis cezasına hükmolunarak fazla cezalar tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık …’in cezai ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmesine göre, sanığın suçu işlediği sırada ve halen akli durumu ve cezai ehliyeti konusunda, sevk edildiği Adlî Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinde müşahadeye tabi tutulduktan sonra karar vermeye yetkili 4. İhtisas Kurulundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesi yönünden rapor aldırılması, raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise Adlî Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri ceza miktarı ve eksik inceleme yönünden yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/3369 Esas, 2022/3494 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.