Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/10999 E. 2023/6656 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10999
KARAR NO : 2023/6656
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1501 E., 2020/3593 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
KARAR : İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak
sanık hakkındamahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2019 tarihli ve 2016/149 Esas, 2019/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na(5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2019/1501 Esas, 2020/3593 Karar sayılı kararı ile; o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280

inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılması ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; hükmolunan cezanın az olduğunu, erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın gri renkli 1998 model E-220 Mercedes Benz marka PO…OP plakalı … sınır kapısından … tarafından sokulan aracı 6000 dolar karşılığında satın alarak ülkeye içinde kullandığı tespit edilmiştir.

2.Sanık atılı suçlamayı tevil … ikrar etmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Temyizin kapsamına göre;
İlk derece Mahkemesi tarafından, dosyaya konu aracın ülkeye … isimli şahıs tarafından sokulduğu, sanık … tarafından sokulmadığı tespit edildiği, kanun maddelerinde cezalandırmak için açıkça ülkeye sokma eylemi unsur olarak belirlendiği, sanığın da ülkeye sokma eylemini işlemediği dosya kapsamıyla sabit olduğundan atılı suçtan unsur yokluğu gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Gürcistan’ın Batum şehrine giderek yabancı menşei ve plakalı olup Gürcistan ülkesine ait 1998 model E-220 Mercedes Benz marka PO … OP plakalı aracı yurt dışında satın aldığı, anılan aracın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan ve Gürcistan vatandaşı araç sahibi … isimli şahıs tarafından geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıktan yararlanılarak gümrük vergisi ödenmeksizin … Sınır Kapısından ülkeye girişinin sağlandığı, sanığa teslim edilip zilyetliğinin devredildiği bu şekilde aracın ülkeye girişinin sağlandığı ve bu doğrultuda sanığı atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Mahkeme tarafından sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratında indirim oranı gösterilmemesi nedeniyle sanığın bu hususta yanıltılmış sayılamayacağı ve ayrıca talimat duruşmasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ve talimat evrakına da … varakasının ekli olduğunun tespiti karşısında tebliğnamedeki görüşlere iştirak edilmemiştir.

1.Yurda ithali mümkün olmayan ve geçici ithalat kapsamında dahi getirilemeyecek aracın ülke içinde bırakılmak ve daimi olarak kullanılmak maksadıyla geçici muafiyet rejimi kapsamında ülkeye sokulması şeklinde gerçekleşen olayda sanık tarafından gümrük işlemleri sırasında kullanılan bir sahte belge

olmaması nedeniyle eylemin suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.İddianamede ele geçen kaçak eşyanın müsaderesi talep edilmediği halde; ek savunma alınmaksızın müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin, 30.12.2020 tarihli ve 2019/1501 Esas, 2020/3593 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sayın Daire çoğunluğu ile uyuşmazlığımız sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun’un 3/1 maddesinde düzenlenen eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın yurda sokma suçunu mu yoksa 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238/1. maddesinde düzenlenen geçici ithalat rejimi kurallarına aykırı davranmak kabahatini mi oluşturduğuna ilişkindir.

Müsned suçun oluşabilmesi için eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmadan yurda sokulması gerekir.Oysaki dava konusu araç ekteki Gümrük Müdürlüğü yazısından anlaşıldığı üzere geçici ithalat rejimi kapsamında, turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda getirilmiş, dolayısıyla bir gümrük rejimine tabi tutulmuştur.Bu araç geçici ithal edilen kara taşıtlarına ilişkin Gümrük Genel Tebliği hükümlerine göre, Gümrük İdaresinin takip ve kontrolü altındadır.Çıkış süresinin dolması halinde idarenin bunu kolaylıkla tespit etmesi mümkün olacaktır.Kanımızca araç gümrük rejimine tabi tutularak yurda giriş yapmış olup kaçağa kalmamıştır.

Gümrük Yönetmeliği 381. maddesi uyarınca, geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine uygun olarak kullanılmak zorunda olup, meydana gelen olağan yıpranma dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan süre sonunda yurt dışı edilmelidir.

Dava konusu araca yurda giriş ayniyetine uygun olarak el konulmuş olup şase, motor numaraları silinip değiştirilmemiş, sahte belge kullanılarak trafiğe tescile çalışılmamış, araçta değişen veya eksik parça bulunmamıştır.

Öte yandan söz konusu aracın 20.01.2016 tarihli gümrük müdürlüğü yazısından da anlaşıldığı üzere geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıklardan faydalanılarak ve gümrük rejimine tabi tutularak yurda getirilmiş eşya niteliği taşıdığı, bu itibarla yurda sokulmasının 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesine aykırılık teşkil etmediği ve aracın Gümrük Genel Tebliği Hükümlerine göre Gümrük İdaresinin takip ve kontrolü altında bulunduğu, çıkış süresinin dolması halinde idarenin de bu durumu kolaylıkla tespit edebilip aracı yurt dışı edebilmesi nedeniyle dava konusu aracın yurda yasal yollardan girişi sabit olduğundan, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı eylemin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinde düzenlenen geçici ithalat rejimi kurallarına aykırı davranmak kabahatini oluşturduğu dosya kapsamından da bu konuda idari para cezası verilmiş olduğu gözetilerek sanığın beratine karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu sebepten bozulması gerektiği düşüncesiyle Yüksek Dairenin Bozma konusundaki kararına gerekçe yönünden iştirak edilmemiştir. 06.07.2023