Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/17513 E. 2023/25415 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17513
KARAR NO : 2023/25415
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/215 E. 2016/458 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesi uyarınca taksitler halinde 3.000,00 TL adli para cezası ile, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın kavga ettiği kişi tarafından dövülmesi nedeniyle bilinç kaybı yaşadığına, dosyada sanığın görevi yaptırmamak için direndiğine dair herhangi bir tanık beyanının bulunmadığına, atılı suçların unsurlarının oluşmadığına ve mahkûmiyet için yeterli delil bulunmadığına,
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin özetle; sanığın atılı suçlamaları reddetmesinin hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğine, sanığın savunmalarında herhangi bir çelişki olmamasına ve koşulları oluşmasına karşın dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçeyle sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine karşın hakaret suçundan seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunduğuna, resen açılan ilk duruşmada tanıkların usule uygun şekilde dinlenmediğine ve şikayetçi ile sanığa tanık beyanlarına karşı diyeceklerinin sorulmadığına, iddianamenin kabulü kararının ilk duruşmada okunmadığına, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik bulunduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, polis memuru olan şikayetçinin yakasından tutarak ekip aracına binmemek için direnip, hakaret ve tehdit sözleri söylemek suretiyle üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işledikleri Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesine aykırı olarak sanığın savunması alınmadan önce iddianamenin kabulü kararının okunmaması,
2. 02.05.2016 tarihli duruşmada dinlenen tanıklar Y. A. ve A. R. A.’ya, hakkında tanıklık yapacakları olayla ilgili bilgi verilmeksizin ve duruşmada hazır bulunmayan sanığın kimliği açıklanmaksızın tanıkların beyanlarının alınması suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine aykırı davranılması,
3. Kabule göre de;
a. Hakaret suçundan temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince  belirlenmemesi,
b. 5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mükerrir olmayan ve adli sicil kaydında herhangi bir mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.