Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/21752 E. 2023/5720 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/21752
KARAR NO : 2023/5720
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/143 E., 2022/114 K.
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlâli, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

A. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Şereflikoçhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2020/143 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılmasının gerektiği anlaşıldığından, esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, … vakti, katılana ait eve rızası olmadan girdiği olayda, eylemine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1. maddesinde belirtilen cezanın üst sınırına göre; 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında geçen sürede eklendikten sonra aynı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan 27.12.2007 günlü mahkûmiyet hükmünden son karar tarihi olan 01.03.2022 tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.