Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/1508 E. 2023/5946 K. 26.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1508
KARAR NO : 2023/5946
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/545 E., 2021/1666 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul-kısmen ret/ Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/152 E., 2020/313 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, … ili … ilçesi … Mahallesi Zortu mevkiinde bulunan 104 ada 3 parsel ve 104 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kuzeyinde, aynı yer … Mahallesi Çayağzı mevkiinde bulunan 101 ada 486 parsel sayılı taşınmazın güney, güneybatı ve batısında yer alan ve kadastro tespiti sırasında taşlık ve ekilemez arazi olarak tescil harici bırakılan yerde imar ihya sürecinin tamamlandığını, tarım arazisi olarak 37 yıldan beri öncesinde babası Şevket’in, 2018 de ölümü ile kendisinin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, daha sonra bu alanın 101 ada 536 parsel sayılı taşınmaz olarak kayıt dışı kalmış yerlerin tescili işlemi ile 27.02.2017 tarihinde idari yoldan ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu, özel mülke konu edilemeyeceğini, hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli ve 2018/152 Esas, 2020/313 Karar sayılı kararıyla; 13.12.2019 tarihli bilirkişi raporundaki krokide “T1, T2 ve T3” ile gösterilen kısımları davacının babası, sonrasında ise davacının taşları toplayarak ekilebilir tarım arazisi haline getirdiği, davacının ve babasının taşınmazı nizasız ve fasılasız olarak uzun yıllardır ekin ekerek kullandıkları, dinlenen tanıkların davacının 20 yıldan fazla bir süredir tek başına, bu süreden önce de babası tarafından taşınmazın kullanıldıklarını beyan ettikleri, TMK’nın 713/1 inci, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ncü ve 17 nci maddelerinde düzenlenen koşulların oluştuğu gerekçesiyle davalı Hazineye yönelik davanın kabulüne, Hazine adına kayıtlı “T1” ile işaretli alan bakımından diğer davalılara yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine T2 ve T3 ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin davalılara yöneltilen davanın tümden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin olağanüstü zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak iktisabının mümkün olmadığını, özel mülke konu edilemeyeceğini, dinlenen tanıkların ne zamandan beri davacının mirasbırakanı tarafından dava konusu edilen yerin kullanıldığı, imar ihyanın ne zaman tamamlandığı, ne şekilde sürüldüğü gibi hususlarda somut beyanlarda bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlıkta TMK’nın 715 inci maddesinin ve Kadastro Kanunu’nun 16 ncı maddesinin uygulama yeri bulunmadığını, sahipsiz yerler ile kamuya ait malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve özel mülke konu edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.01.2022 tarihli ve 2021/545 Esas, 2021/1666 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın taşlık ve ekilemez halde iken öncesinde davacının babası, sonrasında ise davacının taşları toplayarak ekilebilir tarım arazisi haline getirdiği, davacının ve babasının taşınmazı nizasız ve fasılasız olarak uzun yıllardır ekin ekerek kullandıkları, davacının 20 yıldan fazla bir süredir tek başına, bu süreden önce de babası tarafından taşınmazın kullanıldığı, Hazine adına kayıtlı T1 yönünden tapu iptali ve tescil koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yalnızca bu alan yönünden Hazineye yönelik davanın kabulüne, davalılar … ve … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, T2 ve T3 yönünden yapılan değerlendirmede ise taşınmazın kadastro tespiti zamanında ekilemez arazi olarak tescil harici bırakıldığı, yapılan araştırmada taşınmazın mera kaydının ve ormanlık alanla ilgisinin bulunmadığı, hava fotoğraflarından 1978 yılından bu yana kullanımda olduğunun rapor edildiği davacı lehine 3402 sayılı Kanunu’nun 14. 17. maddelerinde aranan koşulların oluştuğu gerekçesiyle davalılar Hazine ve … Belediye Başkanlığının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve … Belediye Başkanılığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine ve … vekilleri, istinaf dilekçesinde yer alan itiraz nedenlerini yineleyerek kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713 üncü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Kadastro çalışmaları sonucunda; 1951 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında … ili, … ilçesi, … Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmaz taşlık ve ekilemez arazi niteliğiyle tescil harici bırakılmış, 101 ada 516 parsel sayılı taşınmaza komşu olan ve dava konusu edilen taşınmazın bir bölümü 101 ada 536 parsel numarası ile idari yoldan 27.02.2017 tarihinde ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Hazine ve … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı … Başkanlığından alınmasına,

Diğer temyiz eden Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.