Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/596 E. 2023/6837 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/596
KARAR NO : 2023/6837
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/388 E., 2015/778 K.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/778 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53
üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 5 … hapis ve 125 gün karşılığı 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın tasfiye bedelinin Hâzineye irad kaydına ve nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında netice ceza olarak 5 … hapis cezası verildikten sonra hapis cezası ertelenmesine rağmen, gerekçesiz olarak denetim süresinin 1 yıl 8 … olarak belirlenmesine, kısa süreli hapis cezası ertelenmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak hak yoksunluğu uygulanmasına ve sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesinin tartışılmamasına ilişkindir.

2.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine, erteleme kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

3.Sanığın temyiz isteği, her türlü şüpheden uzak delil bulunmaması sebebiyle hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 08.50 sıralarında … hudut karakolu sorumluluk sahasında 26-27 numaralı hudut kazıkları arasında birinci derece askeri yasak bölgede, Suriye istikametinden Türkiye istikametine … Asi nehri üzerinden bidonlarla traktöre yükleme yaptığı tespit edilen sanığın yakalandığı ve kullanmış olduğu …plakalı traktöre bağlı römork içerisinde 80 tenekede toplam 1360 litre zeytinyağı ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalarda, suça konu zeytinyağlarını Suriye ülkesinden kullanmak için satın aldığını, ticari kastının bulunmadığını ve pişman olduğunu beyan etmiştir.

3.Suçta kullanılan nakil aracının ruhsat sahibi olan malen sorumlu … esas mahkemesinde alınan beyanında, bahse konu olayla ilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden
Suçta kullanılan nakil aracının gizli bölmesinin bulunmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsadere kararı verilebilmesi için nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiğine göre, aracın sahibi olan malen sorumlu tarafından nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil elde edilemediği cihetle, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin
sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

1.Suça konu kaçak eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalacağı cihetle; olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 26-27 numaralı hudut kazıkları arasında bulunan birinci derece askeri yasak bölge içerisinde, sanığın Suriye istikametinden Türkiye istikametine … Asi nehri üzerinden sevk ve idaresindeki …plakalı traktöre suça konu eşyayı yüklediğinin görülmesi üzerine 80 tenekede toplam 1360 litre kaçak zeytinyağı ele geçirilmesi ile sanığın ele geçen zeytinyağlarını Suriye’den satın aldığını beyan etmesi karşısında, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hâzinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

3.Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak hak yoksunluğuna karar verilmesi,

4.Suça konu kaçak eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hâzine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/778 Karar sayılı kararında nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/778 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan … İdaresi vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.

(Kısmî Karşı Düşünce)

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık … hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan İdare vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Yerel Mahkemenin 09.04.2015 tarih ve 2015/778 K sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir.

Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan kalkar, kısmi kesinleşme olmaz. (…. Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin … Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, … 1973, s 97; ….. Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, …, Ekim 2017, s. 963; Veli….Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, … 2011, s. 733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5-262/280 E-K; 26.12.1994, 1994/1-350/375 E-K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun
tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66-365 E-K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesince bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesi kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 11.09.2023