Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9965 E. 2023/490 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9965
KARAR NO : 2023/490
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/3003 Esas-2020/1192 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne/Davacının istinaf talebinin kabulüne
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/925 Esas-2018/411 Karar

Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma sebebiyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.09.2014 tarihinde, davalıya … poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda davacının geçici ve sürekli iş göremezliğe uğrayacak derecede yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, davadan önce yapılan başvuru üzerine davalı şirket tarafından davacıya 26.11.2015 tarihinde 61.913,00 TL ödeme yapıldığını ancak ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik, 2.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın kaza itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, 05.04.2018 tarihli dilekçe ile kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin talebini 152.212,77 TL’ye, geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebi 16.536,07 TL’ye, bakıcı giderine ilişkin talebini ise 9.834,78 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya bağlı yaralanma nedeni ile davadan önce, 26.11.2015 tarihinde, davacıya 61.913,93 TL ödeme yapıldığını ve yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davalı … şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya ilişkin kusur durumunun ve davacının maluliyet durumunun usulüne uygun olarak tespitinin gerektiğini, kazanın oluşuna ilişkin olarak davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını ve tespiti halinde hesaplanacak tazminattan indirim yapılmasını, talep konusu olan bakıcı giderinden davalı şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacı tarafın avans faizi talebinin yasal dayanağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” adli tıp raporunda belirtilen %80 oranında sürekli iş göremezliği bulunduğunun tespit edildiği, 24 ay süre ile bakıcıya ihtiyaç duyacağı, uzman bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %30 oranında, davacının %70 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiğini, muhtemel yaşam süresi dikkate alınarak benzer olaylar ile ilgili Yargıtay uygulamasına uygun veriler esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunda davacının daimi iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinin hesaplandığı” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 152.212,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.834,78 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 162.047,55 TL alacağın temerrüt tarihi olan 25.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazanın oluşuna ilişkin kusur tespitini kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, kaza neticesinde davacı küçüğün ağır şekilde yaralandığını, alınan maluliyet raporuna göre 48 ay iyileşme süresinin bulunduğunu ve aktüer bilirkişi tarafından bu süre için 16.536,07 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmış olmasına rağmen, mahkeme tarafından bu talebin reddine karar verilmesinin yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının bu yönden kaldırılarak geçici iş göremezlik tazminatına da hükmedilmesini, ayrıca 350,00 TL’lik yargılama giderinin eksik hesaplanmasının da düzeltilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” hükme dayanak alınan bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesi ve kusur oranlarının oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu, davacı Hikmet’in kaza tarihinde 10 yaşında olduğu, kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışması sözkonusu olamayacağına ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceği davacı çocuk için geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı; davacı tarafın yargılama aşamasında maluliyet raporunun alınması için yaptığı 350,00 TL’lik faturalı harcamanın, kararda belirlenen yargılama giderleri içinde yer almaması hususunun usule aykırı olduğu” gerekçesiyle HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tespit tutanağı ve başkaca evraklarda müvekkile isnat edilen kusur, kusur oranı, krokiler ve sair aleyhe hususların kabulünde olmadığını, yargılamaya konu kazanın meydana gelmesinde davacı müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, iyileşinceye kadar çalışamaması ve bu yüzden iş ve kazanç kaybına uğramış bulunmasının geçici iş göremezlik olarak tanımlandığını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulabileceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme:
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ile aynı yönde olduğu, davacının kaza tarihinde 10 yaşında olduğu, kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışmasının sözkonusu olamayacağına ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.