Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/9907 E. 2023/493 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9907
KARAR NO : 2023/493
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2194 Esas-2020/3302 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne/Davacıların başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/606 Esas-2019/322 Karar

Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf talebinin esastan reddine ve davalı … vekilinin feragat nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 20.10.2015 tarihli trafik kazasında, müvekkillerinin müşterek çocuğu …’ın sevk ve idaresindeki araç ile davalı … şirketine sigortalı olan davalı …’a ait diğer davalı …’in sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu müvekkillerinin çocuğunun hayatını kaybettiğini, davalı araç sürücüsünün oluşan kazada tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek şimdilik anne … için 5.000,00 TL, baba … için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destek zararlarının tüm davalılardan, müvekkilleri için toplam 400.000,00 TL manevi zararlarının davalı gerçek kişilerden müştereken müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi zararlara yönelik talebini … için 70.022,60 TL’ye, Mesut için 35.929,54 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin oluşan kazada kusurunun bulunmadığını, davacıların mahrum kaldıkları destek zararlarını ispat etmesi gerektiğini, herhalükarda davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde; oluşan trafik kazası nedeniyle kusur durumlarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak buna göre destek zararlarının hesaplanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan müvekkiline ait olan … plakalı aracın, kaza tarihinde dava dışı gerçek kişi tarafından kiralık olarak işletildiğini, araç sürücüsünü tanımadığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacıların murisinin kazada kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacıların murisinin %25 oranında kusurlu olduğunun uzman bilirkişi tarafından tespit edildiğini; hesap raporunun gerekçeli, denetime açık ve dosya içeriğine uygun olduğunu davacılara olay nedeniyle duyulan acı ve elemin giderilmesi için hakkaniyete uygun bir tazminatın verilmesi gerektiğini belirterek, davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü ile; davacı … için 70.022,60 TL ve davacı … için 35.929,54 TL olmak üzere toplam 105.952,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar … ve …’den kaza tarihi olan 20.10.2015 tarihinden itibaren, davalı Halk Sigorta A.Ş.’den 17.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile belirtildiği şekilde davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için takdir olunan 30.000,00’er TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’den kaza tarihi olan 20.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile belirtildiği şekilde davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, maddi tazminatın eksik hesaplandığını, manevi tazminatın düşük taktir edildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen kazada kusurla ilgili gerek mahkemece alınan raporun gerekse olayla ilgili ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/259 Esas sayılı dosyasındaki raporun birbirini teyit ettiği, raporların olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu, mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, toplanan delillere ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikteki aktüer raporunun dayanak tutarak hüküm oluşturulduğu, yerel mahkemenin bu şekilde hüküm oluşturmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıların yaşı, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarın yerinde olduğu gerekçeleriyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların desteği …’a yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, tüm kusurun araç sürücüsü davalı …’e ait olduğunu, bu nedenle Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunun …’ın %25 kusurlu olduğuna dair kısmını kabul etmediklerini, davacı müvekkiller … ve … içinde TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu, müteveffa …’ın bilinen kazanç durumunun doğru belirlenmediğini ve hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi.

3. Değerlendirme:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup hükmedilen manevi tazminat tutarlarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.