YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26609
KARAR NO : 2023/604
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasında, davanın kısmen kabulü yönünde verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Çankırı ili, Şabanözü ilçesi, … mahallesi, 4832 nolu parsel üzerinde 100 büyük baş hayvanlık besi çiftliği yaptığını, bu tesisin davalı olan … Sigorta A.Ş.’ye 18.11.2014 tarihinde sigorta ettirildiğini, davalı şirketin bu tesisi sigorta ederken en ince ayrıntısına kadar incelediğini, fotoğrafladığını, müvekkili ile karşılıklı anlaşmalarından sonra sigorta şirketi poliçesinin hazırlandığını, müvekkilinin poliçe tutarını davalı şirkete ödediğini, 2015 yılı Mayıs ve Haziran aylarında aşırı yağışlar nedeniyle tesiste hasarlar meydana geldiğini, bu zararın davalı … şirketi tarafından giderilmesi için talepte bulunulduğunu, ancak davalı … şirketi tarafından olumsuz cevap verildiğini, bu olumsuz cevap üzerine Şabanözü Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/6 Değişik İş nolu dosyası ile tesiste bilirkişi incelemesi yaptırdıklarını, bilirkişinin 08/09/2015 tarihli raporunu ilgili dosyaya sunduklarını, bu raporda toplam 118.918,00 TL masraf çıkarıldığını, dava konusu parselde betonarme duvar ve zeminde oluşan masraf miktarının 118.918,00 TL olduğunu, ayrıca dolgu kısmının tabanına drenaj boruları ve drenaj boru üst kısmına taş, kum v.s. malzeme çekilerek zemindeki suyun uzaklaştırılması için 30.000,00 TL maliyet hesaplandığını, böylece toplam masrafın 148.938,00 TL göründüğünü, buna KDV ilave edildiğinde toplam alacak miktarının 175.746,84 TL olacağını, müvekkilinin sigortanın geçerli olması için gerekli hususları yerine getirdiğini, poliçe şartları incelendiğinde müvekkilinin talebinde yüzde yüz haklı olduğunu belirterek, 175.746,84 TL’lik zararın davalı … şirketinden tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.06.2016 gün, 2015/167-2016/153 Karar sayılı kararıyla savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 140.323,24 TL’nin davalı … Sigortadan alınarak davacıya verilmesine, davacının 35.423,60 TL’lik talebinin reddine kararı verilmiştir.
VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Yerel mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.11.2019 tarih, 2019/4435 Esas ve 2019/10888 Karar sayılı ilamı ile “davacı sigortalı ile davalı … şirketi arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa’nın 3/1. maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığı, davaya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılarak sonuçlandırılması gerektiği ve inşaat bilirkişi eşliğinde sigortalı işyerinde keşif yapılarak, meydana gelen zararın tespiti hususunda inşaat mühendisinden rapor alındığı ve bu rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği ancak alınan bu raporun hüküm vermeye elverişli olmadığı, hasar dosyası da getirtilmek suretiyle İTÜ bünyesinden seçilecek 2 inşaat bilirkişi ve 1 sigorta uzmanı bilirkişiden oluşturulacak heyetten olayın meydana geliş şekli, yağış miktarı, sigortalı yerin durumu, inşaası ve sigorta poliçesindeki şartlar da dikkate alınarak gerekirse kusur dağılımı da yapılmak suretiyle rapor hazırlanılmasının istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine” değinilerek bozma kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalı 18.11.2014- 18.11.2015 vadeli Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesinde yer alan teminatlar incelendiğinde, meydana gelen olayda davacının teknik hususlarda yetkili bir kişi olmaması hasebiyle kusurlu kabul edilemeyeceği, sigortacı tarafından da davacının meydana gelen olayda kastının bulunduğu ispat edilemediği, her ne kadar davalı … şirketi sigortalı tesisin ayıplı yapılmış olduğunu bu nedenle teminata girmeyeceğini iddia etmiş ise de işyerini sigortalama esnasında gerekli araştırmayı yapmadan poliçe düzenlemesi nedeniyle basiretli tacir gibi hareket etmediği, bu nedenle kusurun davacıya yüklenemeyeceği, hasar dosyasının yapılan incelemesinde sigorta bedeli sigorta değerinden aşkın olduğundan KDV ödemesi yapılması gerektiği kabulü ile davacının davasının kısmen kabulü ile; 118.918,00 TL ile 21.405,24 TL KDV bedelinin toplamı olan 140.323,24 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu hasarın teminata girmesi gerektiğine ilişkin görüşlerin sigorta hukuku ile ilgisi olmayıp tamamının varsayımlara dayalı olduğunu, bilirkişi raporu ile tespit edilen hususlar hakkında itirazlarının dinlenmediği, bilirkişilerin ihtisas alanları olmadığı halde Mahkemenin yerine geçerek davacıların taleplerinin sigorta teminatına gireceğine dair kanaat beyan ettiklerini, kanunda açıkça teminat harici tutulmuş bir hususun ayrıca genel şartlara ya da poliçe özel şartlarına yazılmasının da kanun tekniği ile bağdaşmadığını, bilirkişilerin poliçeyi yeteri kadar iyi incelemediklerini, zira poliçede çok açık ve net bir şekilde ve iki yerde; “… Sigorta A.Ş., Sigorta Ettirenin/Sigortalının beyanına dayanılarak poliçede yazılı değerleri, belirtilen sigorta ücretinin ödenmiş olması koşulu ile teminatı verilmiş sigorta türü ve/veya türlerine ait Genel Şartlar ve poliçede yazılı özel şartlar ve ekli klozlar hükümlerine göre işbu poliçe ile sigorta eder.” ve “Bu poliçenin sigorta bedelleri, sigortalının beyanına istinaden belirlenmiştir.” hükümleri bulunduğunu, sigortalının sigorta sözleşmesi akdedilirken ” beyan yükümlülüğüne” dikkat etmesi ve sigortacıyı bilmesi gereken tüm önemli hususlar hakkında bilgilendirmesi gerektiğini, yapılan hesapta muafiyet düşülmediğini, poliçenin 11 inci sayfasında belirtildiği üzere hesaplanan hasar tutarı üzerinden %2 muafiyet uygulanması gerektiğini, hesaplanan hasar tutarına KDV tutarının eklenmesi yönündeki kararın hatalı olduğunu belirterek açıklanan sebepler ve re’sen saptanacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının işletme tesisinin davalı … A.Ş.’ye 18/11/2014 tarihinde sigorta ettirilmesi sonrasında, aşırı yağışlar sonucu zarara uğraması nedeniyle işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1421, 1429, 1433, 1453 üncü maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları A.3 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1-Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, taraflar arasında imzalı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesinde yer alan teminatlar incelendiğinde, poliçenin “sel ve su baskını” rizikolarını ihtiva ettiği, ancak bilirkişiler tarafından düzenlenen asıl ve ek bilirkişi raporlarıyla; poliçede sel ve su baskını teminatlarının da bulunduğu düşünüldüğünde, meydana gelen hasarın poliçe kapsamında değerlendirilebileceği nitekim poliçenin 10. sayfasında, Sel veya Su Baskını Klozu başlığı altında, bina ve/ veya muhteviyatı kapsamında bina sabit tesisat ve dekorasyon, makine, tesisat, teçhizat ve demirbaşlar ile emtia gruplarının her birinin toplam sigorta bedelleri üzerinden %2 oranında bir tenzili muafiyetin grupların her biri için ayrı ayrı uygulanacağı, ancak bu muafiyet tutarının hasar başına 50.000,00 USD ile sınırlı olacağının kararlaştırıldığı şeklinde hatalı değerlendirme yapıldığı ve mahkemece bu raporlar hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü yönünde karar verildiği anlaşılmştır.
Dosya kapsamından, davalı sigortacı … Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen, 18.11.2014- 18.11.2015 vadeli, 4305723 numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, Poliçenin 10. sayfasında; “Sel veya Su Baskını Klozu başlığı altında, bina ve/ veya muhteviyatı kapsamında bina sabit tesisat ve dekorasyon, makine, tesisat, teçhizat ve demirbaşlar ile emtia gruplarının her birinin toplam sigorta bedelleri üzerinden %2 oranında bir tenzili muafiyetin grupların her biri için ayrı ayrı uygulanacağı” şeklinde düzenleme bulunduğu, bu nedenle mahkemece yapılan hesaplamada %2 tenzili muafiyetin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.