YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19651
KARAR NO : 2023/25556
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1071 E., 2016/403 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkeme sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince 6 ay hapis cezası ile, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının kanuni sonucu olarak aynı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz edilmesine yönelik, sebep içermeyen dilekçeden ibaret olduğu belirlenmiştir.
III.OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü alkollü bir şekilde eve gelerek bıçakla mağdur …’yi doktor raporunda belirtildiği şekilde yaraladığı, mağdurun şikâyetçi olması üzerine Karakolda mağdur …’ye hitaben “Seni öldürürüm yaşatmam sülaleni sinkaf ederim.” şeklinde tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, jandarma görevlilerinin sanığı ikaz etmeleri üzerine jandarma görevlilerine mukavemette bulunduğu ve “Canınızın değeri bir liradır, bir lira kadar değeriniz var buradan dışarı çıkınca rahat edeceğinimi sanıyorsunuz, sizi zaten tanıyorum, buradan çıkınca her şeyi bir lira halledecek, bir lira sakız parası sakız kadar değeriniz var, her şeyi sakız halledecek” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ve hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; adli muayane raporu, olay tutanağı, katılan, mağdur ve şikayetçi anlatımları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın olay günü evde bulunduğu esnada eşini elleriyle darp ettiği ve ele geçen bıçakla mağdurun vücudunun muhtelif yerlerinde kesi olacak şekilde yaraladığı, karakolda mağdur …’yi ölümle tehdit ettiği, kendisini etkisiz hale getirmeye çalışan jandarma personeline direndiği, tehdit sözleri söylediği ve zorluk çıkardığı sanığın jandarma görevlilerine karşı eylemlerinin bir bütün halinde direnme suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV.GEREKÇE
A.Kasten Yaralama ve Tehdit Suçularından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama ve tehdit suçlarından birlikte dava açılmış olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulu uygulanamayacağından, tebliğnamedeki kasten yaralama suçunda basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1. Şikâyetçi, mağdurlar ve katılanın istikrarlı beyanları, olay tarihli tutanak içeriği, adli muayene raporu ile olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçları işlediğine ve mahkûmiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanığa yükletilen tehdit ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Şikâyetçi, mağdurlar ve katılanın istikrarlı beyanları, olay tarihli tutanak içeriği, adli muayene raporu ile olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçları işlediğine ve mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın temyiz sebepleri ile sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Kasten Yaralama ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye tehdit suçu yönünden uygun kasten yaralama suçu yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.