Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/3467 E. 2023/10614 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3467
KARAR NO : 2023/10614
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/140 Esas, 2020/253 Karar
SUÇLAR : Zimmet, denetim görevinin ihmali, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanık … hakkında zimmet suçundan),
Beraat (sanıklar …, …, …, … ve … hakkında zimmet suçundan), Düşme (sanıklar … ve … hakkında denetim görevinin ihmali ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, düzeltilerek onama

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/140 Esas, 2020/253 sayılı Kararının katılanlar vekilleri ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanıklardan …’e isnat edilen denetim görevinin ihmali ile …’a atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık Yelda müdafiinin ve katılanlar Hazine ve bakanlık vekillerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince sanık müdafii ile katılanlar Hazine ve bakanlık vekillerinin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin tayin olunan ceza miktarına nazaran uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereği reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2008 tarihli ve 2006/67379 Soruşturma, 2008/15202 Esas, 2008/614 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, …, … ve … hakkında zimmet suçundan, sanık … hakkında ise zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmaları ile hak yoksunlukları uygulanması, birleşen davada ise Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2010 tarihli ve 2008/49650 Soruşturma, 2010/9803 Esas, 2010/438 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında zimmet ve denetim görevinin ihmali suçlarından cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2013 tarihli ve 2008/396 Esas, 2013/152 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında verilen düşürülme, beraat ve mahkumiyet hükümlerinin suçtan zarar görenler Hazine ve bakanlık vekilleri ile sanık … müdafiinin temyizleri üzerine Dairemizin 04.02.2020 tarihli ve 2019/8358 Esas, 2020/2348 sayılı Kararı ile usule ilişkin nedenle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/140 Esas, 2020/253 sayılı Kararı ile sanıklar …, …, …, … ve … hakkında zimmet suçundan ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar … ve … hakkında denetim görevinin ihmali ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine, sanık … hakkında ise basit zimmet suçundan mahkumiyetine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … müdafii, somut olayda zimmet suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, müvekkilinin suç işleme kastı bulunmadığı gibi işlediği bir suçun da olmadığından bahisle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
B.Katılan Hazine vekili, sanıklar hakkında kurulan beraat ve düşme hükümlerinin bozulması ile Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmesi istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili, sanıklar hakkında kurulan beraat ve düşme hükümleri ile sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün sanıklar aleyhine bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde S.S. Dallar Varsak Evleri Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu üyesi olan sanıkların 15 adet makbuzla tapu masrafı adı altında 800 TL para toplayarak uhdelerinde tuttukları ve sanıklar … ve …’nın 14.11.2005 tarihli gider makbuzu ile tanık olarak dinlenen …’a 5.000 TL ödeme yapılmış gibi göstererek bu paraları zimmetlerine geçirdikleri iddia edilmiş ise de; sanıklar …, …, …, … ve …’un haklarında 800 TL tutarındaki paranın zimmete geçirilmesine ilişkin isnat yönünden beraatlerine, kooperatife ait 5.000 TL’nin zimmete geçirilmesine ilişkin isnat bakımından sanık …’nın basit zimmet suçundan mahkumiyetine, sanıklar … ve … haklarında denetim görevinin ihmali ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.09.09.2008 tarihli iddianamenin 1 inci paragrafında yer alan isnada ilişkin sanık … hakkında, 2 nci paragrafında yer alan isnada yönelik sanık … hakkında hüküm kurulmamış ise de, bu hususlarda mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
B.Sanıklardan …, … ve … hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümleri ile … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen düşme hükmü yönünden
Sanıklar …, … ve …’un leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile … hakkında gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükmü bakımından yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır
C.Sanıklardan … ve … hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümleri ile … hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen düşme hükmü yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra sanıklardan …’in 13.10.2020, …’nın ise 30.07.2022 tarihlerinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
D.Sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden
Suç tarihinde kooperatif yönetim kurulu üyesi olan sanığın, 14.11.2005 tarihli ve 5406 sayılı gider pusulası ile tanık …’a 5.000 TL ödeme yapılmış gibi göstererek bu miktarda parayı zimmetine geçirdiği iddia ve kabul edilmiş ise de; sanığın aşamalardaki savunmasında açıkça bu ödemeyi tek seferde yapmadıklarını, işçi ödemesi için dönem dönem yapılan ödemeleri bu şekilde kaydettiklerini ve zamana yayılmış şekilde toplam 5.000 TL ödeme yaptıklarını beyan etmesi, tanık olarak dinlenen …’un ise yapılan iş ve çalıştırılan işçiler karşılığında kendisine para ödendiğini kabul etmesi ancak bu miktarın daha düşük olduğunu ifade etmesi karşısında, öncelikle sanığın savunması üzerinde durularak uhdesinde para kalıp kalmadığı ve bunun miktarı konusunda araştırma yapılarak, sonucuna göre zimmet suçunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir hüküm kurulması yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine kooperatif hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan Hazine vekilininin denetim görevinin ihmali ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanıklardan …, … ve … hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümleri ile … hakkında verilen düşme hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/140 Esas, 2020/253 sayılı Kararında katılanlar Hazine ve bakanlık vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3.Sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar … ve … hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümleri ile … hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen düşme hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünün (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/140 Esas, 2020/253 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.