Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/5709 E. 2023/10822 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5709
KARAR NO : 2023/10822
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/384 Esas, 2016/94 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na (5464 sayılı Kanun) muhalefet, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’na (213 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat (sanık … hakkında 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan), mahkumiyet (sanık … hakkında tüm suçlardan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2013/384 Esas, 2016/94 sayılı Kararının sanık … ve müdafii ile katılan Hazine vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan Hazine vekilinin 06.04.2016 tarihli temyizinin sanık … yönünden vekalet ücretine hasren, sanık … bakımından ise 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen beraat kararına yönelik olduğu, sanık … ve müdafiinin temyizinin ise sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.07.2013 tarihli ve 2013/3766 Soruşturma, 2013/1401 Esas, 2013/534 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında tefecilik, 5464 sayılı Kanun’a muhalefet ve 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 5464 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ayrıca haklarında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2013/384 Esas, 2016/94 sayılı Kararı ile sanık …’in zincirleme olarak tefecilik, 5464 sayılı Kanun’a muhalefet ve 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine, sanık … hakkında ise atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … ve müdafiinin temyizi, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması istemine ilişkindir.
B.Katılan Hazine vekilinin temyizi ise sanık … hakkında 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen beraat hükmünün bozulmasına ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık … aleyhine katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dairdir.
III. GEREKÇE
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenlemek suçunun 5464 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi, tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ile sahte fatura düzenleme suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının üst sınırlarına göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre sanık … yönünden tefecilik suçu için tanık …’in beyanına göre son suç tarihi olan 2011 yılı Ocak ayından, diğer suçlar için her iki sanık bakımından ise vergi tekniği raporuna göre suç tarihi olan 2010 yılından, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2013/384 Esas, 2016/94 sayılı Kararına yönelik sanık … ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname ve ek Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.