Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/10109 E. 2023/3928 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10109
KARAR NO : 2023/3928
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1212 E., 2020/1813 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/251 E., 2018/157 K.

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.01.2016 tarihinde sürücü …’ın idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek park halindeki römorklara çarpması sonucu tek taraflı ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazası sonucunda davacıların oğlu araç sürücüsü …’ın vefat ettiğini, olayda kusurları bulunmayan davacıların oğullarının desteğinden mahrum kaldıklarını, aracın davalı nezdinde Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) poliçesiyle sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak … için 100,00 TL ve … için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş; 11.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı … için 35.162.40 TL, davacı … için 47.945,92 TL olmak üzere toplam 83.108,32 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı … şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün, kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğuna dair herhangi bir delil sunamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sigorta poliçesinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu sorumluluk sigortası genel şartlarından sonra tanzim edildiği, vefat eden sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, %100 kendi kusuru ile vefat eden sigortalı araç sürücüsünün vefatı nedeniyle oluşan destek zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tek taraflı ve ölümlü kazanın 18.01.2016 tarihinde gerçekleştiğini, kaza sonucu araç sürücüsü olan davacıların desteği …’ın vefat ettiğini, müteveffanın olayda %100 kusurlu olduğunu, … Genel Şartlarının somut olayda uygulanma imkanı olmadığını, mahkemece alınan ek rapor sonrası dava değerini artırmalarına imkan sağlandığını, bu işlemlerden sonra … Genel Şartlarında yapılan düzenlemeden dolayı tazminat talebinin teminat kapsamında olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu olayda genel şartların uygulanmasının mümkün olmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Genel Şartlar’da işletenin sorumluluğu kapsamında olmayan hususun teminat kapsamı dışında olduğunun belirtildiği, bu hususta sigortanın teminat sağlamadığı, Genel Şartlar’da açıkça belirtilen ve bu nedenle poliçe kapsamında olmayan hususlarda sigortanın sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi nedeniyle reddine karar verilen tazminat miktarı üzerinden davalı taraf lehine karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 13/1 inci maddesi uyarınca nispi vekalet ücretine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleri ile davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun konuyla ilgili 92 inci maddesinin, 26.04.2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun ile değiştiği ve hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı bırakıldığını, ancak kaza tarihinin 18.01.2016, dava tarihinin ise 18.03.2016 olduğundan her iki tarihinde amir hükmün değiştirilmesinden (26.04.2016 tarihinden) önce olduğunu, anılan düzenleme gerek kaza tarihinden gerekse dava tarihinden daha sonra yürürlüğe girdiği için müvekkillerini hiçbir şekilde etkilemeyeceğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin haklılığını ve geçerliliğini ortadan kaldırmayacağını, mahkemece hesap raporları doğrultusunda talebin artırılmasından sonra davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, haksız reddedilen dava nedeniyle karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın tek taraflı kazası sonucu sürücü desteğin ölümü nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 ncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.