YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16103
KARAR NO : 2023/8728
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/518 (E) ve 2020/258 (K)
SUÇ : 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet (hükmün açıklanması)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Mahkemenin 18.06.2020 tarihli kararla açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasının ardından vermiş olduğu 21.08.2020 tarihli ek kararın hukukî değerden yoksun olduğu görülerek, 18.06.2020 tarihli karara yönelik temyiz incelenmesinde;
İddianame ile müsederesi talep edilen nakil aracı ve dava konusu eşya hakkında mahkemece herhangi bir karar verilmediği cihetle bu hususta mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 yıllık olağan ve 7 yıl 6 aylık olağanüstü olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 12.10.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar, zamanaşımının durduğu süre de düşüldükten sonra, olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.