YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2783
KARAR NO : 2023/8833
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/148 E., 2016/87 K.
ŞİKAYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, şikâyetçi vekili, suçtan zarar gören vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, bozma
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.GEREKÇE
A.Şikayetçi Gümrük İdaresinin Temyizi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılıTütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında, her ne kadar 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de, suç tarihinin 03.01.2011 ve ele geçen eşyanın kaçak sigara olduğu anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan dolayı sanığın yargılamasının yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece 26.04.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tütün Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna (TAPDK) tebliğ edilmeden 30.05.2012 tarihinde kesinleştirildiği, ancak sanığın 24.09.2012 tarihinde işlediği yeni bir suç nedeniyle sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise TAPDK olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 26.04.2012 tarihli hükme yönelik TAPDK’nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresi başlamadığından kesinleşmemiş karara dayanarak sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi kanuna aykırı ise de,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre atılı suç için asli dava zamanaşımını süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 12.12.2011 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
II.KARAR
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gümrük idaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık … suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci
maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.