YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11152
KARAR NO : 2023/13397
KARAR TARİHİ : 25.12.2023
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/257 E., 2023/1220 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/192 E., 2021/647 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı nezdinde 10.06.2004 – 25.12.2012 tarihleri arasında prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket vekili; davacının çalışmaya başladığı tarihten itibaren tüm çalışmalarının Kuruma bildirildiğini ve primlerinin de eksiksiz olarak yatırıldığını, davacıya tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, davacının çalışmalarını ofisten yürüttüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sağlık ürünleri pazarlayan bir şirkette çalışmakta olduğunu ve avans olarak yapılan ödemelerin iddia edildiği gibi maaşa ilişkin ek ödemeler olmadığını, davacıya çalışmaları sebebi ile yapmış olduğu otel, seyahat, müşteri ağırlaması vs. gibi harcamaları sebebi ile ödenen avanslar olduğunu, bunun dışında maaş adı altında herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 406 ncı maddesinde “Aksine adet olmadıkça, işçiye ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak, hizmet sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle daha kısa ödeme süreleri belirlenebilir.” şeklinde hüküm altına alındığı, İş Kanunu’nun “Ücretin Gününde Ödenmemesi” başlığını taşıyan 34 üncü maddesiyle birlikte uygulandığı, bu madde “Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. … ” hükmünün bulunduğu, davacının banka hesaplarına davalı Grup …Sağlık Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılan maaş ve diğer tutarları, iş kanunu gereğince ilgili aya mal edilerek aylık olarak net ödenen ücret tutarları ile brüt tutarların, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gereken kazanç tutarları ve eksik ödenen kazanç tutarlarını ayrıntılı dökümünün bilirkişi raporunda hesaplandığı, davacının Sigorta Primine Esas Kazanç tutarlarının hesaplamasında; davacının il adı belirtilerek yatırılan avans (Yolluk) tutarları aylık kazanç maaş hesaplamasında dikkate alınmadığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mülga 32 nci maddesi gereğince 01.01.2008 tarihinden itibaren davacının almış olduğu net ücretlerden … çalışan için geçerli olan Asgari Geçim İndirimi tutarları indirilmek suretiyle brüt maaş hesaplaması yapıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gereken tavan kazanç tutarını aşan brüt tutarlarda tavan kazanç tutarları esas alındığı, aylar arasındaki ücret farklılığının davacının asgari ücretin yanında prim esasına çalışmasından kaynaklandığı,
banka hesap ekstrelerinde 2004 yılına ilişkin kayıt bulunmadığından ve 2012 Aralık ayına ilişkin herhangi bir ödeme tespit edilmediğinden bu süreler için hesaplama yapılamadığı, davacının eksik bildirilen primlerinin 2005 yılı Ocak ayı ile 2008 yılı Kasım ayları arası olduğu, raporda yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 01.05.2005 ile 30.11.2012 tarihleri arasındaki sigorta prime esas kazançlarının 2005 yılının 1. ayında eksik bildirilen kazanç 2.474,34, 2005 yılının 2. ayında eksik bildirilen kazanç 646,01, 2005 yılının 3. ayında eksik bildirilen kazanç 2.683,69, 2005 yılının 4. ayında eksik bildirilen kazanç 3.663,00, 2005 yılının 5. ayında eksik bildirilen kazanç 2.182,74, 2005 yılının 6. ayında eksik bildirilen kazanç 3.663,00, 2005 yılının 7. ayında eksik bildirilen kazanç 2.984,85, 2005 yılının 8. ayında eksik bildirilen kazanç 3.811,50, 2005 yılının 9. ayında eksik bildirilen kazanç 1.536,54, 2005 yılının 10. ayında eksik bildirilen kazanç 3.811,50, 2005 yılının 11. ayında eksik bildirilen kazanç 3.811,50, 2005 yılının 12. ayında eksik bildirilen kazanç 1.975,92, 2006 yılının 1. ayında eksik bildirilen kazanç 1.429,57, 2006 yılının 2. ayında eksik bildirilen kazanç 2.714,66, 2006 yılının 3. ayında eksik bildirilen kazanç 4.009,50, 2006 yılının 4. ayında eksik bildirilen kazanç 2.516,20, 2006 yılının 5. ayında eksik bildirilen kazanç 2.159,80, 2006 yılının 6. ayında eksik bildirilen kazanç 2.570,50, 2006 yılının 7. ayında eksik bildirilen kazanç 4.183,00, 2006 yılının 8. ayında eksik bildirilen kazanç 4.183,00, 2006 yılının 9. ayında eksik bildirilen kazanç 1.433,48, 2006 yılının 10. ayında eksik bildirilen kazanç 1.437,65, 2006 yılının 11. ayında eksik bildirilen kazanç 2.001,06, 2006 yılının 12. ayında eksik bildirilen kazanç 1.838,36, 2007 yılının 1. ayında eksik bildirilen kazanç 2.195,83, 2007 yılının 2. ayında eksik bildirilen kazanç 2.332,72, 2007 yılının 3. ayında eksik bildirilen kazanç 2.193,04, 2007 yılının 4. ayında eksik bildirilen kazanç 2.193,04, 2007 yılının 5. ayında eksik bildirilen kazanç 2.975,72, 2007 yılının 6. ayında eksik bildirilen kazanç 1.299,22, 2007 yılının 7. ayında eksik bildirilen kazanç 3.974,73, 2007 yılının 8. ayında eksik bildirilen kazanç 1.711,64, 2007 yılının 9. ayında eksik bildirilen kazanç 2.098,40, 2007 yılının 10. ayında eksik bildirilen kazanç 2.162,20, 2007 yılının 11. ayında eksik bildirilen kazanç 2.158,93, 2007 yılının 12. ayında eksik bildirilen kazanç 1.836,42, 2008 yılının 1. ayında eksik bildirilen kazanç 3.302,13, 2008 yılının 2. ayında eksik bildirilen kazanç 1.536,52, 2008 yılının 3. ayında eksik bildirilen kazanç 1.535,12, 2008 yılının 4. ayında eksik bildirilen kazanç 1.535,12, 2008 yılının 5. ayında eksik bildirilen kazanç 4.875,90, 2008 yılının 6. ayında eksik bildirilen kazanç 1.687,96, 2008 yılının 7. ayında eksik bildirilen kazanç 1.471,58, 2008 yılının 8. ayında eksik bildirilen kazanç 1.388,43, 2008 yılının 9. ayında eksik bildirilen kazanç 3.485,84, 2008 yılının 10. ayında eksik bildirilen kazanç 1.882,93, 2008 yılının 11. ayında eksik bildirilen kazanç 1.695,60 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Şirket vekilinin istinaf sebepleri
Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekli araştırma yapılamadan hüküm kurulduğunu, hak düşürücü ve zamanaşımı süre dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekilinin istinaf sebepleri
Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, Mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına davalı tarafından Haziran/2004-Aralık/2012 arası asgari ücret üzerinden bildirim yapıldığı, davacının satış bölge müdürü olarak çalıştığının belirtildiği, banka kayıtlarında davacıya Şubat/2005-Nisan/2011 arası maaş seyahat ücreti, avans, kongre ücreti şartname, teminat, yakıt bedeli adlarında hemen hemen her ay ödeme kayıtlarının bulunduğu, davacı tarafından gösterilen tanıklar davacının satış müdürü olduğunu, işyerinde şeker ölçüm cihazı satıldığını, ücretin asgari kısmının bankaya yatırıldığını, kalan kısmının elden ya da hesaba masraf adı altında yatırıldığını belirttikleri davalı tarafından gösterilen tanıkların ise işyerinde asgari ücret ödemesi yapıldığını elden ödeme usulünün bulunmadığını belirttikleri, alınan bilirkişi raporunda bankaya yatırılan ücretler üzerinden hesaplama yapıldığı, somut olayda, davacı adına bankaya yatırılan ücretler esas alınarak mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili; istinaf dilekçesindeki sebeplerle temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili; prime esas kazançların tespitine dair davaların kamusal nitelikleri olduğunu, ücret konusunda tespiti istenen sürenin evvelinde ve sonrasında başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair nitelikte bir belge yoksa HMK’nın 200 ve 201 inci maddelerinde yazılı sınırları aşan tavan ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiğini, davacının çalışmalarınını aylık bordrolara dayanılarak Kuruma bildirildiğini, Kuruma verilmiş bordroların iş yerinde bordrolarda görünen ücretle geçtiğinin karinesi olduğunu, karinenin aksini eşdeğer belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, Kurumun dava açılmasına sebep olmadığını, eksik inceleme ve soyut gerekçelerle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı nezdinde 10.06.2004 – 25.12.2012 tarihleri arasında prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin ilgili hükümleridir
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Taleple Bağlılık İlkesi” başlığını taşıyan 26 ncı maddesinde hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinde “Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
3.Değerlendirme
Dava prime esas kazanç tespiti davası olup davacının prime esas kazancının bankalarca ödenen net ödemelerin brüte çevrilmek suretiyle belirlenmesi isabetli ise de; Mahkemece Bilirkişi Raporunda yapılan hesaplamalardaki ait olduğu aya ilişkin sütunlar karıştırılmak suretiyle yanlış miktarların hüküm altına alınması hatalı olup Bilirkişi Raporundaki her ay için belirlenen prime esas kazançların doğru tespit edilmek suretiyle hükmü davacı tarafın da temyiz etmediği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı olarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.