Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18715 E. 2023/26072 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18715
KARAR NO : 2023/26072
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/357 E., 2016/293 K.
SUÇ :Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ve aynı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığın, 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; olay tarihinden 1 yıl önce katılanla boşandıklarına, paylaşımı kendi sayfasında yaptığına, eşini arkadaşlarından çıkarıp engellediğinden, paylaşımın ona yönelik olduğunun çıkarılmasının mümkün olmadığına, Mahkemenin bu durumu araştırmadığına, paylaşımda eski eşinin adının geçmediğine, katılana yönelik ima bile bulunmadığına, katılanın şikayet dilekçesinde belirttiğinin aksine paylaşıma katılanın ismini yazıp silmediğine, katılanın kendisini paylaşımdan 1 ay sonra şikayet ettiğine, Mahkemece bu hususların araştırılmadığına, katılanın daha önce aldığı mahkeme kararının açıklanmasını ve işinden atılmasını sağlamak için şikayetçi olduğuna, somut delil olmadan işlemediği suçtan cezalandırıldığına, kendisinin ve katılanın … hesaplarının bilirkişi marifetiyle incelenmediğine, paylaşımı yaptığı gün tv programında evlilik dışı yaşayanların hikayesinin anlatıldığına, Mahkemenin bunu dikkate almadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanığın kullandığı … adresinden tüm arkadaşlarının görebileceği şekilde yayınladığı mesajla eski eşi olan katılana hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunması, katılan beyanı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Katılanın şikayet dilekçesinden suç tarihinin 08.04.2015 olduğu anlaşıldığı halde gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 08.06.2015 tarihinin yazılması,
2.5237 sayılı Kanun’un 126 ncı maddesi “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, sanığın aşamalarda katılanı hedef almadığına yönelik savunmaları ve suça konu mesaj içeriği dikkate alındığında, matufiyet şartının ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Kabule göre ise,
a.Sanığın … isimli sosyal paylaşım sayfasının herkese açık olup olmadığı, suça konu mesajın herkes tarafından görülme olanağı bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığının kararda değerlendirilmemesi,
b.Sanığın … isimli sosyal paylaşım sitesinde 08.04.2015 tarihli bir adet mesajının davaya konu edilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi,
c.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

d. (3-a) numaralı bozma nedenine göre; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanığın, sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi