Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18013 E. 2023/26084 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18013
KARAR NO : 2023/26084
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/402 E., 2015/868 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1.Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklara verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2.Sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçlamaları kabul etmediğine, mağdur ve şikayetçilerin kendilerini kurtarmak için suçu üzerine attıklarına, suç tarihinden birkaç gün sonra aynı görevlilerin kendisini hücrede boğmaya çalıştıklarına, cezaevinde ifadesini alan kişinin kendisine suç yükleyen gardiyanın eşi olduğuna, cezasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerektiğine, temel cezalar belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden ilgili maddedeki gerekçeler tekrar edilmekle yetinilerek asgari hadden uzaklaşılarak cezaların belirlendiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine
ilişkindir.
Sanık …’in temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in 02.12.2013 tarihinde cezaevi müşahede odasında ilaçların kendisine zarar verebileceğini hatırlatıp doktorla konuşularak bu ilaçların verilebileceğini söyleyen görevli memurlara “benim ilaçlarımı vermeyen idarenin de memurunun da anasını avradını, a… sinkaf edeyim” diyerek hakaret ettiği; 13.09.2013 tarihinde kaldığı müşahede odasında kendisini yaralamaya çalışan sanık …’ın, kendisini sakinleştirmeye çalışan infaz koruma memurlarına hitaben “hepiniz şerefsizsiniz, hepiniz satılmışsınız, ben dokuz ay sonra tahliye oluyorum, o zaman sizinle tekrar hesaplaşacağız, g… …, sizin amcanız mı” diyerek görevli memurlara tehdit ve hakaret içeren sözler sarf ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık …’in tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetinin sanığın onsekiz yaşından önce işlediği suça ilişkin olması ve bu hükmün 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın tekerrüre esas alınabilecek başka sabıka kaydı olup olmadığı hususu değerlendirilerek, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, sanıklar hakkında temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.