YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10618
KARAR NO : 2023/13418
KARAR TARİHİ : 25.12.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/22 E., 2023/218 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yaşlılık aylığı bağlanması ve faizi ile ödenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, aksine Kurum işleminin iptali ile davacının onsekiz yaş öncesi dönemde geçen 506 sayılı Kanun kapsamındaki sürelerinin aylık bağlanmasında dikkate alınması ile 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli 2017/522 Esas-2018/458 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli 2019/442 Esas 2019/1584 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; 1479 sayılı Kanun’a 24 üncü maddesindeki 18 yaşını doldurmamış olanların anılan Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayacaklarına ilişkin düzenlemenin sadece 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık durumunda geçerli olduğu, eldeki davada ise, davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığından 18 yaşını doldurmadan önceki SSK sigortalılık süresinin de 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilmesiyle ve 506 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin (G) fıkrasındaki 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği yönündeki düzenleme gereği, davacının 18 yaşını doldurmadan önceki SSK sigortalılık süresinin, 1479 sayılı Kanun’un 35 ve devamı maddeleri ile Geçici 10 uncu maddesine göre ve ancak sadece prim gün sayısı hesabında dikkate alınarak, sigortalılık başlangıç süresini 18 yaş öncesine götüremeyeceği gözetilmeden hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli 2021/192 Esas 2021/407 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10 uncu maddesi uyarınca, davacının hangi tarihte yaşlılık aylığına hak kazanacağı hesaplanırken, 23.05.2002 tarihini takip eden aybaşına kadar ödenen prim gün sayısı dikkate alınacağından, bu tarihe kadar primi ödenen ve sigortalılık süresi olarak değerlendirilen tüm süreler tespit edilerek toplam primi ödenen gün sayısı hesaplanıp, davacının 25 tam yıl prim ödenme şartının tamamlanması için gerekli süre bulunarak, sigortalının hangi yaşta yaşlılık aylığına hak kazanacağı bu şekilde belirlenip tahsis koşullarının değerlendirilmesi gerektiği halde, önceki bozma ilamına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli 2022/377 Esas 2022/5 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
E.Üçüncü Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; davacının 506 sayılı Kanun ve 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılıklarına ilişkin sigorta sicil dosyasının tamamının onaylı örneğini Kurumdan celbetmek, 01.06.2002 tarihi itibariyle hizmet süresini hesaplarken 18 yaş altındaki 506 sayılı Kanun kapsamında primi ödenen gün sayısını da dahil ederek aylık koşullarını buna göre belirlemek, davacının prim borcu olup olmadığını da araştırarak sonucuna göre karar vermek gereğine işaret ederek karar bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davanın kabulü ile davalı SGK Başkanlığı’nın 05.04.2017 tarih ve 4.517.047 sayılı tahsis talebini red eden işleminin iptali ile 29.03.2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2017 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, bugüne kadar ödenmeyen yaşlılık aylıklarının 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi gereği her ay için ödenmesi gereken tarihlerden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının 01.11.1982-30.05.1995 tarihleri arasında toplam 3216 gün SSK hizmeti bulunduğu, ancak 01.11.1982-30.12.1986 tarihleri arasındaki 1090 gün SSK hizmetinin 18 yaş altından önceki çalışmalarına ait olması üzerine bu hizmetlerinin emeklilik yaş hesabına dahil edilmediği, davacının tahsis talebi değerlendirildiğinde 50 yaşını dolduracağı tarih olan 17.11.2018 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunması gerektiği, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 18 yaşını doldurmadan önceki SSK sigortalılık süresinin, 1479 sayılı Kanun’a göre yaşlılık aylığı koşullarının belirlenmesinde nazara alınıp alınmayacağı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun’un 35 ve devamı maddeleri ile Geçici 10 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.