Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12898 E. 2023/13139 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12898
KARAR NO : 2023/13139
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1650 E., 2023/2255 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/97 E., 2023/6 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 03.09.2018 tarihli 95012883-205.03.01-E.11161088-3/1315298 sy yersiz ödeme konulu yazı ile davacıya eşinden anlaşmalı boşandıktan sonra boşandığı eşi ile fiilen beraber yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle 34113315298 tahsis numarasıyla babası dolayısıyla almış olduğu aylığın 22.09.2012-21.06.2016 süresi için yersiz ödendiğinin tespit edildiğinden bahisle borç kaydı yapıldığının bildirildiği, … İl Müdürlüğü Muhasebe birimi tarafından da 2018/2047 sayılı 39.270,78 TL borç aslı ve faizleri ile birlikte tahakkuk ettirilen borcun, fazla ve yersiz ödemelerin tahsiline ilişkin yönetmelik uyarınca ödenmesinin istendiğini, davacının 2010 yılında boşanarak ayrıldığı eşi İsmail’le birlikte yeniden evlendikleri 2016 yılına kadar aynı çatı altında fiilen karı koca hayatı yaşamadıkları halde ve müşterek çocukları olması dışında bir nedenle bir araya gelmemelerine rağmen, davacı ve eşinin ayrı oldukları dönemde fiilen birlikte olduklarına dair gerçeğe aykırı tutulan tutanak işlemi sonucunda 22.09.2012-21.06.2016 arasındaki dönemde davacıya babası nedeniyle ödenmiş aylıkların yersiz ödendiğine dair yapılan tespit ve geri istenmesine dair işlemin iptali ile davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumlarından 1578696 sigorta sicil numaralı müteveffa babası …’den dolayı kızı davacı … 3/1315298 sayılı dosyadan 02.04.2010 tarihinde boşanması sonucu aylık talebinde bulunulduğunu, tarafına 15.04.2010 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesine göre aylık bağlandığını, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinin “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir’’ hükmü gereğince, 24.05.2016 tarihinde evlenmesi nedeniyle boşandığı eşi ile birlikte fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı Kurumumuz Sosyal Güvenlik Denetmenince araştırıldığını, birlikte yaşadığının tespit edilmesi sonucunda aylığının 22.09.2012 tarihi itibariyle kesildiğini, davacıya 22.09.2012 tarihinden 21.06.2016 tarihine kadar yersiz ödenen 39.270.02 TL borç çıkartılıp ve tahsili için de … 7. İcra Müdürlüğünün 2019/2378 E. sayılı dosyası ile de icra takibine geçildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle … 9. İş Mahkemesi 2022/97 Esas 2023/6 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanun’un 56/2 nci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.