Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9836 E. 2023/6831 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9836
KARAR NO : 2023/6831
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/468 E., 2015/591 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama – bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 2013/391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cazalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cazalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve 24.06.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde 15.01.2014 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 29.06.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/468 Esas, 2015/591 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında;
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın sevk ve idaresindeki aracın kolluk kuvvetleri tarafından Kordonboyu Mah. Kartal istikameti üzerinde uygulama yapıldığı esnada durdurulduğu, sanığın 1.68 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, ayrıca sanığın üzerinden kardeşi mağdur … adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesi ele geçirildiği, sanığın bu suretle alkollü araç kullanmak suretiyle üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları ikrar etmiştir.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 25.12.2012 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu sürücü belgesinin sahte olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğunun rapor edildiği tespit edilmiştir.
4. Mahkeme gözleminde, suça konu … adına düzenlenmiş sürücü belgesinin arkasının bu tür belgelere ait imza ve cip içerdiği, ilk bakışta sahte olduğuna ilişkin belirtinin gözükmediğinin tutanağa geçirilmiş olduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkemece, temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.06.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 15.01.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Adli emanetin 2013/62 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin akibeti hakkında mahallinde bir karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, takdiri indirim maddesi uygulanması sırasında, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/468 Esas, 2015/591 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendinin (B) fıkrasında yer alan “Sanığın kabulü nedeniyle cezanın” ibaresinden sonra gelmek üzere; “TCK’nın 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/468 Esas, 2015/591 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.