YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/36486
KARAR NO : 2013/21240
KARAR TARİHİ : 09.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, 29/03/2012 tarihli oturuma sanık ile birlikte katılarak savunma yapan sanık müdafiine gerekçeli kararın tebliğ edilmemiş olması nedeniyle, sanık müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı temyizin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede ;1-Sanığa yükletilen silahla tehdit ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık … ve müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 06.07.2010 tarih ve 8-51/162 sayılı kararında belirtildiği üzere; sanığın, katılanları tehdit ettikten sonra bina dışına çıkarak havaya ateş etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin hukuki anlamda tek fiil olduğu ve tek fiil ile hem silahlı tehdit hem de genel güvenliği tehlikeye sokma suçunun meydana geldiği, 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahlı tehdit suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken ayrıca aynı Kanunun 170/1-c bendinde tanımlanan suçtan da hükümlülük kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.