YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6938
KARAR NO : 2023/6895
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/259 E., 2015/406 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/259 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık dosyanın temyize gönderilmesini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 04.07.2013 tarihinde kolluk kuvvetlerince tanınan ve hakkında çeşitli suçlardan aranması bulunan sanığın kimlik ibrazı istendiğinde başkası adına düzenlenmiş kimliği ibraz ettiği, daha önceden tanınıyor olması nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında yapılan üst aramasında üzerinden … adına düzenlenmiş sürücü belgesinin ele geçirildiği olay hakkında sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık arkadaşı olan …’ın sürücü belgesinin fotokopisi ile sahte belge temin ettiğini ikrar etmiştir.
3. Alınan kriminal rapor uyarınca suça konu sürücü belgesinin külliyen sahte olduğu ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunduğunun bildirildiği, Mahkemenin 19.10.2015 tarihli celsede yaptığı incelemede soğuk damga izinin bulunduğu görülmüştür.
4. Mahkeme sanık ikrarı, bilirkişi raporu, gözlem ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğine karar vererek mahkûmiyet hükmü kurmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, adli emanetin 2015/5264 sırasında kayıtlı suça konu sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/259 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm sekizinci paragrafındaki “TCK 54 maddesi gereğince MÜSADERESİNE” ibaresinin çıkartılılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.