Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/19042 E. 2023/6268 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19042
KARAR NO : 2023/6268
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/299 E., 2016/182 K.
ŞİKÂYETÇİ : … Kulübü Derneği
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/299 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca 6000,00 TL ve 1000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu
eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.03.2021 tarihli ve 19-2016/250446 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suça konu ürünlerin taklit olduklarını bilmediğine ve suç işleme kastı bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1….ve … Kulübü Derneği vekili 03.03.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile … AVM isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Şikâyet dilekçesine ek olarak o iş yerinden satın aldığını iddia ettiği bir adet BJK markalı kol saati, 16.02.2015 tarihinde düzenlenen 21,50 TL tutarındaki satış fişini ve … Kulübü Derneği adına tescilli 2001 20188 numaralı markaya ait marka tescil belgesi örneğini dosyaya delil olarak sunmuştur.

2.Turgutlu Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.03.2015 tarihli ve 2015/301 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde 18.03.2015 tarihinde yapılan aramada, üzerilerinde BJK marka ve logosu bulunan toplam 50 adet kol saati, cüzdan ve araba süsüne el konulmuştur.

3.Dosyada mevcut 27.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünler üzerinde kullanılan işaretlerin şikâyetçi “dernek” adına tescilli olan marka ve logolarla birebir aynı olacak şekilde kullanıldığı ve sanığın iş yerinde ele geçirilen ürünlerin taklit ürünler oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.

4.Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü ve aynı Kanunun 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. İddianamede müşteki olarak sadece …gösterilmişse de; şikâyetçiler vekilinin 07.08.2015 tarihli dilekçe ile … Kulübü Derneği adına da sanık hakkında şikâyetçi olup, davaya katılma talebinde bulunduğu, ancak Mahkemece … Kulübü Derneği’nin katılma talebi ile ilgili bir karar verilmediği anlaşılmıştır.

5.Sanık savunmalarında; iş yerinin sahibi olduğunu, suça konu ürünlerin taklit olduğunu bilmediğini ve suç işleme kastıyla hareket etmediğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın, tescilli markaları taşıyan orijinal ürünleri nereden satın alması gerektiğini ve faturasız olarak veya orijinaline göre uygun fiyatlı satın aldığı ürünlerin taklit ürün olup olmadığını yaptığı iş gereği bilebilecek durumda olduğu gözetilerek; sanığın suçun sübutuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1.Marka hakkına tecavüz suçlarında şikâyet hakkı, münhasıran marka hakkı sahibine ait olup, tescilli markanın sahibi olan ve marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişilerin şikâyetçi olabilmesi mümkündür. Temyize konu dava dosyasında ise, sanığa ait işyerinde yapılan aramada, üzerlerinde şikâyetçi … Kulübü Derneği adına tescilli markalar bulunan taklit ürünlerin ele geçirildiği, dosyada mevcut marka tescil belge örneği ile bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere suça konu ürünler üzerinde taklit olarak kullanılan markaların … Kulübü Derneği adına tescilli olduğu, …adına ise tescilli herhangi bir marka bulunmadığının anlaşılması karşısında; davaya katılma hakkı olmayan …nin katılmasına karar verilerek lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi,

2.Beşiktaş Spor Kulübü Derneğinin davaya katılma talebi hakkında bir karar verilmemesi,
Kabule göre de;

3.02.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanunu’nun 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/299 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.