YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4298
KARAR NO : 2024/240
KARAR TARİHİ : 10.01.2024
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1450E., 2020/1510 K
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25.06.2019 tarihli ve 2018/446 Esas, 2019/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 21.10.2020 tarihli ve 2020/1450 Esas, 2020/1510 Karar sayılı karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kararın hukuka aykırı olduğuna,
2. Beraat etmesi gerektiğine,
3. Şüpheden uzak delil olmadığına gerektiğine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihi olan 01.08.2018 günü Suriye uyruklu şikâyetçi …’nun Araplar mezarlığı civarında kağıt toplama aracı ile kağıt topladığı sırada sanık …’un şikâyetçiyi yanına çağırdığı, adli emanete kayıtlı metal özel güvenlik rozetini göstererek kendisini polis olarak tanıttığı ve şikâyetçiden telefonunu istediği, şikâyetçinin telefonunu vermesi üzerine telefonu kontrol ettiği ve telefonun çalıntı olduğunu ve şikâyetçiye hırsız olduğunu söylediği, telefonun içinden sim kartı çıkartarak telefonu cebine koyduğu ve beraber Araplar mezarlığına kadar yürüdükleri ve şikâyetçiye beklemesini söylediği, şikâyetçinin telefonunu istemesi üzerine sanığın adli emanete kayıtlı kuru sıkı tabancayı şikâyetçiye doğrultarak gelmemesini söylediği, sanığın olay yerinden uzaklaştığı, şikâyetçinin olay yerinden aracıyla geçmekte olan ve tanık olarak beyanı alınan M.A.’yı durdurarak olayı anlattığı, tanığın polise haber verdiği ve sanığı araçla takip ettikleri ve polis ekiplerinin tanığın ve şikâyetçinin yönlendirmesi ile sanığı yakaladıkları, sanığın üzerinden çıkan telefonu şikâyetçiye iade ettikleri şeklinde gelişen olayda sanık …’un üzerine atılı silahla yağma suçunu işlediğinin kabul edildiği görülmüştür.
2. Şikâyetçi … soruşturma aşamasındaki beyanında: “Ben yaklaşık 8 aydır Türkiye’de bulunuyorum ve hurdacılık işi ile ilgileniyorum. Bugün yani 01.08.2018 günü saat 10.00 sıralarında Keykubat Mahallesi Küfe Caddesi üzerinde kağıt topladığım esnada mavi gömlekli, siyah pantolonlu, 165-170 cm boylarında, esmer tenli, 20-25 yaşlarında, 80-85 kğ ağırlığında bir şahıs bana hitaben niye bakıyorsun, gel benim yanıma diyerek beni çağırdı bende kağıt toplama aracımı bırakarak şahsın yanına gittim.Yukarıda eşkalini tarif etmiş olduğum şahıs cebinden çıkardığı siyah cüzdanda bulunan metal renkli rozeti gösterdi ve bana polis olduğunu söyledi, daha sonra benden kimliğimi istedi bende kimliğimin yanımda olmadığını söyledim ve benden cep telelefonumu istedi. Bende kendime ait olan Samsung Duos J 7 marka Gold marka cep telefonumu şahsa verdim, şahıs benim cep telefonumun arka kapağını çıkartarak bu cep telefonunun çalıntı olduğunu ve benim hırsız olduğumu söyledi. Samsung marka cep telefonumda bulunan simkartı çıkartarak bana verdi ve cep telefonumu cebine koydu. Beraber Araplar Mezarlığına kadar yürüdük bana hitaben sen burada bekle ekip arabası gelip seni alacak ve merkeze götürecek dedi. Bende bunun üzerine bekleyelim beraber merkeze gidelim dedim, şahıs bana bekle diye bağırdı, bende bunun üzerime cep telefonumu geri vermesini istedim. Yukarıda eşkalini tarif ettiğim şahıs belinden çıkarmış olduğu metal renkli tabancayı bana doğrulttu ve geri geri yürümeye başladı. Bende tabancayı bana doğrulttuğu için korktum ve şahsın gitmesine izin verdim. Daha sonra orada beklediğim esnada bir aracın bana yaklaştığı gördüm ve aracın durması için uyardım.araç yanımda durdu ve araç içerisindeki şahsa bir şahsın bana tabanca doğrultup polis olduğunu söyleyerek cep telefonumu alarak mezarlığa doğru kaçtığını söyledim şahsı yakalamak için araç ile şalısın arkasından ilerlemeye başladık. Yardımcı olan şahsa cep telefonumu alan şahsı görünce gösterdim ve polise söylemesini istedim. Biz şahsı uzaktan takip etmeye başladık. Kuzgunkavak Mahallesi Sultan Veled Caddesi özerinde polis ekipleri gelerek şahsı yakaladılar. Şahsın üzerinden bana ait olan Samsung Duos J 7 marka Gold marka cep telefonunu bana eksiksiz sağlam halde teslim ettiler, şahıstan davacı ve şikayetçiyim.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Sanık … savunmasında: “benim daha önceden vermiş olduğum ifade doğru değildir. Olay günü saat 10 sıralarında evden çıktım. Amcamın oğluna gidecektim. Amcamla telefonla konuşuyorken telefon kapandı. Sonra Suriyeli şahısı gördüm. Mahallemizde oturduğu için kendisini tanıyordum. Yanına gidip amcamı aramam gerektiğini söyledim. Sonrasında benim telefonumdan arayabilirsin, ancak konturum yok, kendi hattını takıp konuşabilirsin şeklinde söz söyledi. Bende telefonu aldım hattımı taktım, tam amcamı arayacaktım ki, belimdeki kuru sıkı tabancayı gördü. Şikâyetçinin tabancayı görmesi ile kaçması bir oldu. Bende arkasından neden kaçıyorsun diye bağırdım. Ama koşmaya başladı. Durmayınca bende peşinden koştum. Amacım telefonu kendisine vermekti. Ancak sonra kendisini kaybettim. Olay tarihinde ben kesinlikle telefonu zorla almadım. Şikâyetçi rızası ile vermiştir. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.” Şeklinde savunma yapmıştır.
4. Tanık M.A. beyanında: “Ben konu ile ilgili poliste ifade vermiştim. O ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim. Olay tarihinde suriyeli olan şikâyetçi yanıma gelerek bir kişinin telefonunu silah zoruyla aldığını beyan etti. Daha sonra kişiyi gösterdi birlikte takip ettik. Ben olayı emniyete haber verdim. Ben olayı bizzat görmedim. Sadece şikâyetçinin beyanı ile sanığın takip ettim, tanıklık ücreti istemiyorum.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Dosya arasında 01.08.2018 muhafaza altına alma tutanağı bulunmaktadır. Yine aynı tarihli cep telefonun teşhis takdiri kıymet ve teslim tutanağı mevcut olup telefonun bedelinin 700.00 TL olduğu anlaşılmıştır.
6. Adli emanete kayıtlı 1 adet Retay Eagle-L marka 9 mm çapında RELYC-170804433 seri numaralı kurusıkı tabanca, 1 adet şarjör ve 1 adet metal özel güvenlik rozetinin olduğu anlaşılmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı, sanığın çelişkili savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar ve mağdurun beyanını doğrulayan emanetteki eşyalar da birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 21.10.2020 tarihli ve 2020/1450 Esas, 2020/1510 Karar kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.