YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23406
KARAR NO : 2023/5982
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/747 E., 2018/606 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize haklarının ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2013/498 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2013/498 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 05.01.2016 tarihli ve 2015/804 Esas, 2016/8 Karar sayılı ilamıyla, sanığın suç tarihlerinde cezai ehliyetinin tam olup olmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinden yararlanıp yararlanmayacağı hususlarının belirlenmesi maksadıyla adli gözlem altına alınması gerekirken, cezai ehliyeti konusunda hiçbir değerlendirme, tartışma ve karar içermeyen sağlık kurulu raporu ve bu sağlık kurulu raporuna istinaden düzenlenen ek sağlık kurulu raporu ile yetinilerek hüküm kurulması sebebiyle mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2017/747 Esas, 2018/606 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yapılan incelemede; sanığın, 03.06.2011 tarihinde cezaevinden tahliyesini müteakip Adana … Komutanlığı vasıtasıyla teslim edildiği Yüreğir Askerlik ġubesi Başkanlığı tarafından, aynı
tarihte iki gün yol süresi tanınarak Birliğine sevk edildiği, ancak 29.09.2011 tarihinde başka bir suçtan dolayı Şehitkamil İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından yakalanana kadar Birliğine katılmadığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; 4 tane çocuğunun olduğunu, maddi sıkıntıları nedeniyle firar ettiğini, uyuşturucu madde kullandığını ve adli gözlem altına alınmayı istediğini beyan etmiştir.
3.Yargılama aşamasında sanığı bizzat muayene eden ve istinabe mahkemesince dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi; sanığın, 13 yıldır halusinojen madde (tiner) ve uyarıcı madde (captagon) kullandığını, muayene sırasında halusine olduğu, kooperasyonun kısıtlı olarak kurulduğu, yöneliminin (yer/zaman/kişi) bozuk olduğu, görsel halüsinasyonların mevcut olduğu; bu hâli ile adlî gözlem altına alınmasının gerektiği yönünde mütalaa vermiştir.
4.Askeri Mahkemece dinlenen bir başka psikiyarti uzmanı bilirkişi mütalaasında; dava dosyasındaki adlî ve tıbbi kayıtlar göz önüne alınarak, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinden yararlanıp yararlanmayacağının ve askerliğe elverişliliğinin tespiti açısından adli müşahedesine gerek olduğunu belirtmiştir.
5.Sanık hakkında GATA tarafından 28.03.2014 tarihli ve 5163 numaralı sağlık kurulu raporu ile, disosyal kişilik bozukluğu teşhisiyle askerliğe elverişli değildir kararı verilmiş; askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığına dair, GATA’nın 04.06.2014 tarihli ve 340 no’lu ek sağlık kurulu raporu tanzim
edilmiştir.
6.Sanığın birliğine katılmadığına dair olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu, sevk belgesi, sanığa atılı muhtelif suçlara ilişkin ceza ve infaz evrakları ve dosya kapsamında bulunan diğer bütün belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
III. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, … kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği hususları göz önüne alındığında, tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın, yol süresi sonunda birliğine katılması gereken 06.06.2011 tarihinden, yakalandığı 29.09.2011 tarihi arasında kesintisiz süren, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendinde düzenlenen “firar” suçunu işlediği ve savunmasında da dolaylı olarak suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanmasında, adli sicil kaydı bulunduğu gözetilerek sanığın suça meyilli kişiliği nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde, adli para cezası seçenek yaptırımının tercih edilerek, bir gün karşılığı olarak adli para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan belirlenmesi ve adli para cezasının taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2017/747 Esas, 2018/606 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.