Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/21371 E. 2023/5599 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/21371
KARAR NO : 2023/5599
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/75 E., 2023/191 K.

HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri uygulanması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Urla Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2014 tarihli ve 2014/47 Esas No.lu iddianamesi ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, 10.12.2013 ve 12.12.2013 tarihlerinde şikâyetçiye ait İmren Manav adlı iş yerinden haklarında beraat ve düşme kararları verilmiş bulunan suça sürüklenen çocuklarla birlikte bozuk para çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1, 142/1-b, 143, 43/1 ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2014/95 Esas, 2016/359 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1, 43/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 6 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 27.03.2019 tarihli ve 2017/4723 Esas, 2019/5931 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/268 Esas, 2020/433 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5. Bahsi geçen kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/10607 Esas, 2022/19380 Karar sayılı kararı ile atılı suça ilişkin deliller karar yerinde gösterilip tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında yetersiz gerekçe ile doğrudan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 32/1 ve 57. maddeleri gereği akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenlerine dayanılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/75 Esas, 2023/191 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 223/3-a. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, aynı Kanun’un 32/1 ve 57/1. maddeleri gereği koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbirine hükmedilmesine, suça sürüklenen çocuğun yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun, 10.12.2013 ve 12.12.2013 tarihlerinde gece vakti şikâyetçiye ait İmren Manav adlı iş yerine yanında kimliği tespit edilemeyen bir şahıs ile geldiği, iş yeri içerisine naylon örtülü tezgahların altından … kepengi açarak girdiği ve yazar kasadan bozuk para çaldığının … olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiş; Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 15.06.2020 tarih 42190979-11.02/1178 sayılı heyet raporuna göre suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı ancak bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı kanaatine varıldığının belirtilmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmaları, şikâyetçinin ifadeleri, haklarında beraat ve düşme kararı verilen diğer suça sürüklenen çocukların aşamalardaki anlatımları, 19.12.2013 tarihli CD İnceleme, Araştırma ve Tespit Tutanağı, … ve Tespit Tutanağı, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 17.03.2016 tarihli Uzmanlık Raporu, 04.04.2014 tarihli Sosyal İnceleme Raporu ile Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı’nca düzenlenen 02.12.2019 ve 15.06.2020 tarihli Raporlar dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
10.12.2013 ve 12.12.2013 olarak kabul edilen suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 08.12.2013 olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; CD İnceleme, Araştırma ve Tespit Tutanağının içeriği, haklarında beraat kararı verilen E.K, O.K ve H.K ile hakkında düşme kararı verilen E.S’nin anlatımları, suça sürüklenen çocuğun tevilli savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; atılı hırsızlık suçunun sübuta erdiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun’un 57. maddesi gereğince güvenlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği hâlde, 57/2. maddesi gereğince “Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi üzerine mahkemece … bırakılmasına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/75 Esas, 2023/191 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 3. fıkrasından sonra gelmek üzere ”5237 sayılı Kanun’un 57/2. maddesi gereğince, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenecek raporda suça sürüklenen çocuğun toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi durumunda … bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usûl ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.