Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18059 E. 2023/25385 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18059
KARAR NO : 2023/25385
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/312 E., 2016/224 K.
SUÇLAR : İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 7.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında mühür bozma suçundan, 237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 3.600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2021 tarih ve 2016/195622 sayılı Tebliğnamesiyle mühür bozma suçundan verilen hükmün onanması, imar kirliliğine neden olma suçundan verilen hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; hükümlerin usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, sanığın üzerine atılı suçları işlemediği, sanığın imara aykırı yapı için ruhsat başvurusunda bulunduğu, mühür bozma eyleminin ise olayda oluşmadığı, bu nedenle ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın … … mıntıkasında kain 105 ada 2 numaralı parsel üzerinde ilgili belediyeden ruhsat almaksızın 215.04 m2 ebatlarında temel iken (temel perde kanatları çakılmış donatısı bağlanmış vaziyette) kaçak inşaat yaptığı, söz konusu kaçak inşaatın görevliler tarafından mühürlenerek durdurulduğu, ancak şüphelinin mühürleme işleminden sonra mührü sökerek inşaata devam ettiği, bu durumun da görevliler tarafından tespit edildiği, sanığın bu şekilde imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarını işlediği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın ayı ayrı mahkûmiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede;
A. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Yönünden
Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
B. Mühür Bozma Suçu Yönünden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’ a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla “seri muhakeme usulü” yönünden Anayasanın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a-3) bendi kapsamına giren mühür bozma suçu yönünden; Anayasanın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş ve açıklanan nedenle bu suç yönünden Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.