YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10668
KARAR NO : 2023/6087
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/16 E., 2016/211 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/16 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu fıkraları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52, 53, 58 ve 54 üncü maddeleri gereği 2 yıl 6 … hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirliğine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, maddi gerçeğe ulaşılmadan karar verildiği, usul ve yasaya aykırı kararın re’sen gözetilecek sebepler ile bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığa ait MSG Oto Yedek Parça isimli işyerinde mahkemeden alınan arama el koyma kararına istinaden yapılan aramada işyerinde bulunan fiber tank ve yakıt tankında marker seviyesi geçersiz 947 litre motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, inşaat kalıpçılarına satmak amacıyla bulundurduğunu beyan ederek, suçlamayı kabul etmemiştir.
3.İnönü-PAL’ın 20.11.2015 tarihli analiz raporunda fiber tanktan alınan motorin numunesinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu ve teknik düzenlemelere aykırı olan numuneye yüksek organik sıvı bileşenin karıştırıldığı, 17.11.2015 tarihli analiz raporunda yakıt tankından alınan numunenin ham petrolün damıtılması sonucu elde edilen ve organik sıvı karışımlı akaryakıt benzeri ürün olduğu tespit edilmiştir.
4.Sanığın adli sicil kaydı ve … varakasının dosya arasına alındığı belirlenmiştir.
5.UYAP sisteminden yapılan sorgulamada Dairemizin 2021/1981 Esas sırasında kayıtlı ve aynı gün incelenen Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2016/5 Esas, 2016/212 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 22.07.2015, iddianame düzenleme tarihinin 21.12.2015 tarihi olduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması, İnönü-PAL raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihlî Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı ve soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamış ise indirim oranının 1/2 olacağı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.11.2015, iddianame düzenleme tarihinin 23.12.2015 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2021/1981 Esas numarasında kayıtlı Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/5 Esas, 2016/212 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 22.07.2015, iddianame düzenleme tarihinin 21.12.2015 tarihi olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde dosyaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkğın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı hâlde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
5.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,
6.Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi, hususları bakımından hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/16 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.