Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2402 E. 2023/4814 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2402
KARAR NO : 2023/4814
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1302 E., 2021/2282 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/231 E., 2019/245 K.

Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili Av. … … geldi. Diğer taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili kooperatif tarafından inşa ettirilen meskenlerden 48 adedinin işgal edildiğini, davalının da 16/6, 20/3, 20/5 ve 20/6 kapı numaralı meskenleri kullandığından bahisle Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/544 Esas … dosyası üzerinden el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini ve 07.10.2010 tarihinden itibaren ecrimisil ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 138.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçelerinde (özetle), ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, davacı kooperatifin ecrimisil istenen taşınmazların maliki olmadığını, davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu ve vekil edenin peşin ödemeli ortak olup iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin verilen süre zarfında delil avansını mahkeme veznesine depo etmediği gibi keşif harcını da yatırmadığı, bu yönü ile davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri (özetle);
1. Taraflar arasında daha önce görülen ve kesinleşen ecrimisil davası varken, kesinleşen davanın dayanağı olan bilirkişi raporundaki miktarların tefe-tüfe ortalamalarına göre güncellenmesinden başka çare olmadığını,

2. Keşfe gitmeye sebep bulunmadığı gibi üç-dört bilirkişi götürmeye de gerek olmadığını,

3. 02.01.2019 tarihli dilekçeleriyle sadece hesap bilirkişisi tayin edilerek yerinden keşif yapılmasını, dosyada buna … miktarda keşif avansı ve bilirkişi ücret avansının bulunduğunu ve yeterli görülmediği takdirde kalemle görüşüp tamamlayamayacaklarını bildirmelerine rağmen yararlı olmadığını,

4. Dosyada yeterli avans olmasına rağmen yeterli avans yatırmadıkları gerekçe gösterilerek davalarının reddedildiğini,

5. Çok sayıda emsal karar sunulduğunu,

6. Bilirkişi atanarak gider ödetilmesinin Yasa’ya aykırı olup haksız yük niteliğinde olduğunu,

7. Usul ekonomisi ilkesine aykırı davranıldığını,

8. Karar gerekçesinin iddia ve savunmaları ile ters düştüğünü ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…her ne kadar davacı vekili tarafından daha önce yapılan keşif sırasında belirlenen ecri misil miktarının bilirkişi marifetiyle güncellenmek suretiyle davaya konu tarihlerle ilgili ecri misil miktarının belirlenmesi talep edilmiş ise de; güncellemeye esas alınmasını istediği bilirkişi raporunun 2010 yılında tanzim edildiği, rapor tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre itibariyle güncelleme yapılmak suretiyle ecri misil bedelinin belirlenmesinin gerçek bir değer olmayacağı, bu nedenle taşınmazın bulunduğu mahalde keşif yapılıp, varsa emsalleri de görülmek suretiyle belirlenmesi gerektiği, bunun için asgari ölçülerde dava konusu edilen ecri misil’in belirlenmesi bakımından taşınmazın tespiti, bilirkişiye gösterilmesi için fen elemanı ve ecri misil bedelinin belirlenmesi konusunda uzman bir bilirkişi olmak üzere en az iki bilirkişinin görevlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın dosyadaki mevcut delil avansı miktarının ara kararının yerine getirilmesi için yeterli olmadığı, davacı vekilinin yargılamanın karar duruşmasında açıkça bir bilirkişi ücreti dışında delil avansını ve keşif avansını yatırmayacağını açıkça belirtmesi nedeniyle ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, her ne kadar istinaf aşamasında bir hesap bilirkişisi marifetiyle keşif yapılmasına karşı olmadığını belirtmiş ise de; bu beyanın ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektirmediği…” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde (özetle); istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 … … Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi,

3. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288 inci maddesi; “(1) Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur.
(2) Keşif kararı, mahkemece, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya re’sen alınır.”

4. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, usul ekonomisi ilkesi başlığını taşıyan 30 uncu maddesi; “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür”

5. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Bunun yanı sıra, Dairenin yerleşmiş uygulamalarına göre; aynı yere ilişkin olarak önceki dönem ecrimisil bedeline ilişkin sonuçlanmış davalar bulunduğu takdirde; kural olarak önceki dönemin son dönemi için kabul edilen (ve kesinleşen) miktara ÜFE’nin tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktar, sonraki dönem ecrimisil bedelini oluşturur

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı tarafından davalıya karşı 06.10.2010 tarihinde Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/544 Esas … dosyası ile kooperatifler hukukuna dayalı el atmanın önlenmesi ve 15.08.2008 – 06.10.2010 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil talep edildiği, verilen hükmün Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 19.04.2016 tarihli ve 2015/4767 Esas, 2016/2449 Karar … ilamı ile bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verildiği, hükmün Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek 08.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

2. İş bu davaya dayanarak eldeki davada 06.10.2010-16.03.2018 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil talep edilmektedir.

3. Somut olayda, 26.12.2018 tarihli duruşmada keşif ara kararı alınarak tespit edilen avansın yatırılması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin (verilen kesin süre içerisinde) avansı yatırmaması üzerine Mahkemece, davacı vekilinin verilen süre zarfında delil avansını mahkeme veznesine depo etmediği gibi keşif harcını da yatırmadığı, bu yönü ile davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288 inci maddesi gereğince keşif yapılmasına hakim tarafından karar verilecek ise de bu kararın denetimden uzak olduğu söylenemez.

5. Mahkemece, dosya kapsamına göre keşif yapılmasına gerek olduğu durumlarda keşfe karar verilmedir. Bu durum 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30 uncu maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesinin de gereğidir.

6. Davacı tarafından müteakip ecrimisil dönemi talep edildiğine ve el atmanın varlığı tespit edildiğine göre önceki dönemin son dönemi için kabul edilen (ve kesinleşen) miktara ÜFE’nin tamamının yansıtılması suretiyle sonuca gidilmelidir.
7. Buna göre ecrimisil hesabı yapılması için keşif yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

8. O halde mahkemece, taraf beyanları ve az yukarıda izah edilen ilkeler doğrultusunda ecrimisil hesabının yapılması gerekirken keşif ara kararı kurulmak ve buna sonuç bağlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 … HMK’nın 373/1 nci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.