YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2273
KARAR NO : 2023/8969
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde; borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte yurt dışında olduğundan bahisle borca ve yetkiye ilişkin gecikmiş itirazda bulunduğu, mahkemece, borçluya yapılan tebligatta tevziat saatinden sonra dönüp dönmeyeceğinin tevsiki bulunmadığından tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı alacaklı ve borçlu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçe ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK’nın 65. maddesinde; “Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise, paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.” hükmü yer almaktadır. Anılan hükmün uygulanabilmesi için borçluya tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak muhatabın kendisinden kaynaklanmayan bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması gerekir. Bir başka anlatımla gecikmiş itirazın ön koşulu usulüne uygun bir tebligatın varlığıdır.
Usulüne uygun tebligat bulunmaması halinde HMK’nın 33. maddesi gereği, hukuki tavsif hakime ait olacağından borçlunun dilekçesinde gecikmiş itiraz isteminde bulunması ile bağlı kalınmaksızın tebligatın usulsüzlüğü ve Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereği, tebliğ tarihinin belirlenmesi yoluna gidilmelidir(HGK 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258E.-1991/344 K.). Yapılan tebligatın usulüne uygun yapıldığının kabulü halinde ise, icra mahkemesi borçlunun bildirdiği mazeretin haklı olup olmadığını inceler. Mazereti kabul ederse icra takibi durdurulur. Artık alacaklı itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna gidebilir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmü, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde ise; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” düzenlemesi yer almaktadır.
Mevcut bu mevzuat karşısında, öncelikle kendisine tebliğ yapılacak şahsın adreste ESAS NO : 2023/2273
bulunmadığı tespit edilerek mazbataya yazılmalı, daha sonra aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine tebligat yapılmalıdır. Tebliği yapacak memurun kendisine tebliğ yapılacak kişinin adresten geçici mi sürekli mi ayrıldığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Somut olayda, borçluya yapılan ödeme emri tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; ödeme emrinin, 16.03.2022 tarihinde “muhatabın tevziat saatinde hanede olmadığından aynı hanede ikamet eden ehil ve reşit eşi … imzasına tebliğ edilmiştir” açıklaması ile … tarafından imzalandığı, anılan tebligatın bu haliyle yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.
O halde mahkemece başvurunun gecikmiş itiraz niteliğinde kabulü ile bu doğrultuda inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde tebligat usulsüzlüğü olarak vasıflandırma yapılarak hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 03.01.2023 tarih ve 2023/11 E. – 2023/57 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 22.11.2022 tarih ve 2022/557 E-2022/703 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…