Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/5111 E. 2023/7283 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5111
KARAR NO : 2023/7283
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili ile müflis şirket arasında müşterilere satılan ürünlerin nakil, montaj ve satış sonrası servis işlemlerinin gerçekleştirilmesine dair sözleşme yapıldığını, müflis şirketin 17/01/2019 tarihinde iflasına karar verilerek tasfiye işlemlerine başlanıldığını, sözleşme gereği müflisin elinde bulunan menkullerin müvekkili şirkete ait olduğundan iade taleplerinin İflas Müdürlüğüne bildirildiğini, ancak taleplerinin yargılama gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Vergi Usul Kanunun aradığı anlamda bilgileri ihtiva etmeyen sevk irsaliyelerinin delil olarak kabulünün mümkün olmadığı, ticari defterlerde irsaliyelere ilişkin kaydın bulunmadığı, davacının mülkiyet iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 228. maddesi uyarınca açılan iflasta istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili ile müflis şirket arasında müşterilere satılan ürünlerin nakil, montaj ve satış sonrası servis işlemlerinin gerçekleştirilmesine dair sözleşme yapıldığını, sözleşme gereği menkullerin borçlu müflisin elinde bulunduğunu iddia etmiştir. Bu durumda, üçüncü kişinin iddiasının ispatı için dayandığı tüm delillerin toplanması amacıyla davacı üçüncü kişi ile borçlu şirkete ait ticari defterler, ba-bs formaları da getirtilip defterler üzerinde araştırma yapılarak davacı üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında süregelen ticari ve fason imalatına ilişkin iş ilişkisi olup olmadığının belirlenmesi, borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında ticari veya fason ilişkiden kaynaklı ödeme yapılıp yapılmadığı, müflis şirketin aynı anda başka firmalara da fason üretim yapıp yapmadığı hususunun netleşmesi, bunların dışında davacı tarafından sunulan faturaların ve sevk irsaliyelerindeki malların mahcuzlarla uyumlu olup olmadığının saptanması, yine faturaların

ve varsa ödemelerin ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarının belirlenmesi için bilirkişi raporu düzenlettirilmesi gerekir.
Öte yandan 03/08/2021 tarihli ek rapor davacı vekiline 28/08/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı vekilince ek rapora yönelik olarak 10/09/2021 tarihinde itirazda bulunulmuş, ancak mahkemece itirazın yasal sürede yapılmadığı gerekçesi ile itirazların reddine karar verilerek sonuca gidilmiş ise de davacının itirazının süresinde olduğu anlaşıldığından ek rapora ilişkin itirazlarının da değerlendirilmesi, sonrasında elde edilen bilgiler ve diğer delillerle birlikte oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.