Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26650 E. 2023/4656 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26650
KARAR NO : 2023/4656
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/865 D.İş, 2021/863 K.
SAYISI : 2021/İHK-34369
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddi/Davanın Kabulü
SAYISI : K-2021/100651

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.10.2020 tarihinde davacının kızının yolcu olduğu davalı … şirketine trafik sigortalı araç ile gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında davacının kızının vefat ettiğini, davacının ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 02.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 111.747,57 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %100 kusuru ve TRH 2010 tablosu ve prograsif rant yönteminin esas alındığı aktüer raporu ile dava öncesi ödemenin güncellenerek tenzili ile tazminatın usulünce hesaplandığı” gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 111.747,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; ödeme yapılması nedeniyle bakiye tazminat bulunmadığından başvurunun reddi gerektiği ve aktüerlere TRH hesabına ve 1,8 teknik faiz oranına göre hesaplama yaptırılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, müteveffanın başvuranlara destek olduğu hususunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, başvuru sahibi tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve tazminattan indirilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT’de belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Yargıtay’ın güncel kararları gereğince sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamalarının TRH 2010 yaşam tablosu ve %0 teknik faiz kullanılarak progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiği, itiraza konu karara esas alınan aktüer bilirkişi raporunda da bu şekilde hesaplama yapıldığı anlaşıldığından sigorta şirketi vekilinin bu husustaki itirazının yerinde görülmediği; sigorta şirketi tarafından başvuru sahibine ödenen tutar ile bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat araşında fahiş fark bulunduğu ve açık nispetsizlik söz konusu olduğu, bu nedenle, sigorta şirketinin başvuru sahibine yargılama öncesinde ödeme yaparak üzerine düşen bütün sorumluluğu yerine getirdiği ve başvurunun reddi gerektiğine ilişkin itirazlarının reddi gerektiği; dosya kapsamı incelendiğinde kaza tespit tutanağında tespit edilen kusur oranının isabetli olduğu ve kusur için ayrıca rapor alınmasına gerek olmadığı; müteveffanın 2008 doğumlu olduğu, kaza tarihi olan 2020 yılında 12 yaşında olduğu ve başvuru sahibinin ise müteveffanın annesi olduğu anlaşıldığından destek olgusu sabit olup sigorta şirketi vekilinin bu husustaki itirazlarının yerinde görülmediği; destek yolcunun emniyet kemeri takıp takmadığı hususu kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlendiği, davalı vekilinin dosya kapsamında müterafik kusura ilişkin somut bir delil ortaya koyamadığı için itirazın reddi gerektiği; kanun hükmü yönetmelikle değiştirilemeyeceğinden davacı lehine tam ve nispi vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ödeme yapılması nedeniyle bakiye tazminat bulunmadığından başvurunun reddi gerektiği ve aktüerlere TRH hesabına ve 1,8 teknik faiz oranına göre hesaplama yaptırılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, müteveffanın başvuranlara destek olduğu hususunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, başvuru sahibi tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve tazminattan indirilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT’de belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yolcunun desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı taraf lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile … kararının 3 numaralı bendinde yer alan “14.566,02 TL” ibaresi çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.