Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/673 E. 2023/6639 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/673
KARAR NO : 2023/6639
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/266 E., 2021/417 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî bozma, kısmî düşme

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 16.12.2009 tarihinde usulüne uygun olmadan kesinleştirildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 17.09.2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine mahkemesine bildirilmesi sonucu hükmün açıklandığı, açıklanan hükmün sanık ile … vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2020 tarihli yazısı ile; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması nedeniyle mahkemesine iadesine karar verilmesinden sonra temyize konu Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/266 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 5 … hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 08.12.2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna tebliğ edilmeden 16.12.2009 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın 17.09.2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün kesinleşmesi üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla,

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 08.12.2009 tarihli hükme yönelik Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan Kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 17.09.2010 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımını kesen 08.12.2009 tarihli savunmadan itibaren hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/266 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü

maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.